• İmsak Konusunda Sahte Algı

    İmsak Konusunda Sahte Algı
    19.5.2017

    Ramazan ayı öncesinde imsak vaktinin oluşumu konusu yine gündemde.

    Detayı Göster

  • (Fıtrat Haber – İstanbul) Ramazan ayı öncesinde imsak vaktinin oluşumu konusu yine gündemde.

    Konu ile ilgili olarak, Diyanet İşleri Başkanı ile birlikte geçtiğimiz yıllarda basın toplantısı yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sacit Özdemir’in açıklamaları, izan sahibi vatandaşları hayrete düşürüyor. Tüm Müslümanları yakından ilgilendiren ibadet vakitleriyle ilgili bir konuda, bilimin böylesi bir sahte algıya alet edilmesi hayretleri daha da artırıyor. Bu sahte algıyı oluşturan ve bilim alanında yüksek titrlere sahip ekibin bir arada vermiş olduğu fotoğraf gerçekten ibretlik.

    Konuyla biraz olsun ilgisi olanlar tarafından bile, özel teknikler kullanılarak siyaha beyaz dedirten çalışmanın sunumu, evlere şenlik bulundu.

    Kriterleri dinin kaynağı Kur’an’da kesin sınırlarla belirlenmiş olan bir konuya, birilerinin çıkıp sözde bilimsel açıklamalar getirmesi biraz olsun düşünen ve sorgulayan vatandaşları şaşkınlığa sevkediyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=A5NiauvKWto

    (Basın toplantısının tümü içinde söz konusu bilimsel çarpıtma ile ilgili bölüm 36:00 – 49:00)

    Gece görüş yöntemleriyle elde edilen görüntüleri ortaya koyarak Allah’ın ayetlerini hafife alan bu sözde bilimsel açıklamaları veri kabul eden ve dinin sahibinin koyduğu kriteri bildiği halde söz konusu çarpıtmayı sürdüren Diyanet İşleri Başkanlığı, git gide artan bir töhmet altına giriyor.

    Görülen o ki bu yıl da Diyanet İşleri Başkanlığı vatandaşlara, Allah’ın belirlediği kriterler ile değil de yine oluşturulmuş mesnetsiz imsak kriterleri ile oruç tutturacak.

    Oluşturulan kurgular ile; Kur’an ve hadislerin ortaya koyduğu, kutuplar dahil dünyanın her noktasında geçerli olan ayetlerle sabit kriterler ve bu perspektifteki bilimsel hesaplamalar tamamen görmezden gelinmektedir.

    Süleymaniye Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır konu hakkında bir soruya verdiği cevapta bu yaklaşımın çok ağır bir mesuliyet olduğunu ilgililere bir kez daha hatırlatıldı. Aşağıdaki linkden ilgili video görülebilir.

    https://www.youtube.com/watch?v=G4HPqj8BTPo

    Konuyla ilgili tepkisini koyan ileri fotoğraf teknikleri ile uğraşan amatör fotoğrafçı bir vatandaşımızın gönderdiği maildeki şu bölüm çarpıcı.

    “Şu soru gerçekten önemli. Resulullah ve Hz. Bilal-ı Habeşi İnsan gözünün görmediği ışık tayfları ile mi imsak başlattılar. Hocam konuşmada haklı olarak sinirleniyorsunuz ama kızmadan Sacid beyi zaman makinası ile asr-ı saadete gönderiverin. Filtresi de yanında olsun. Biraz da fazla götürsün satmaya. Bakın sizin görmediğiniz ışıklardan imsak oluşturdum dese sahabeler ne yapar? Herkes ondan makina mı satın almak ister yoksa makinalarını kafasına vurup kırarlar mı?”

    Otomatik alternatif metin yok.

    • Basın toplantısında övünçle gösterilen, cihazlarla foton biriktirme yöntemi ile oluşturulmuş ufuk görüntüsü ve aynı anda çıplak göz ile görülen ufuk görüntüsü.

     

    Konu ile ilgili ayet;

    ........

    وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ۖ ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ ۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنْتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ ۗ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

    .... Fecrin olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için; sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâf halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, onlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar ki kendilerini korusunlar. (Bakara 2/187)

    Detayı Gizle

Yorumumuz

  • İMSAK GÖZLEMİ

    İMSAK GÖZLEMİNDE FİLTRELİ FOTOĞRAF MAKİNASININ KULLANIMI ve UFUK IŞIMASI

    Diyanet Başkanlığı yetkilileri ile Süleymaniye Vakfı yetkilileri arasında uzun bir süredir İmsak vaktinin başlangıcı konusunda tartışmaların bulunduğu herkesin malumudur. İlginç olan iki tarafın da aynı ayet ve hadisleri kabul edip söylemeleri ve aralarında imsak vaktinin başlangıç zamanından başka farklılık olmamasıdır. Üstelik iki tarafta benzer imsak görüntülerini basına vermektedirler. Anlaşıldığı kadarıyla imsakın nasıl oluştuğu, belirtileri, görünümü noktasında da hemfikirler. DİB yetkilileri benzer İmsak fotoğrafının Süleymaniye Vakfı yetkililerinden daha önce çekildiğini açıklarken diğer taraf bunun olamayacağını bu fotoğraftaki İmsak görüntüsünün DİB in çektiğini ilan ettiği vakitten çok daha sonraları oluştuğunu söylemektedirler. İki tarafın elinde de hemen hemen aynı İmsak fotoğrafları bulunmakta, basına da vermektedirler. Bunun nedenini dini açıdan değil fotoğrafçılık açısından ve tartışmanın ahlaki boyutunu ele alarak incelemeye çalışacağız. 

    Çok önceleri fotoğrafçılıkla ilgili bir dergiden şu sözleri almıştım. “Bu toplumsallıkta fotoğraf, bir tanıklık aracı olarak, dürüst fotoğrafçıların elinde güncel gerçekliklerin sorgulanması için kullanılabilecekken, sadece propaganda amaçlı kullanımı tercih ve teşvik edilir.” Fotoğraf imsak konusunda tanıklık aracı olarak mı kullanılmalıdır yoksa önceden verilmiş bir kararı topluma kabul ettirebilmek amacı ile mi kullanılmalıdır? Bu soruyu kime yöneltsek cevap olarak gerçeğin tanıklığı için araç olması gerektiğini söyleyecektir.

    DİB imsak gözlemlerinde “insan gözüne endeksli aletsel rasatlarla yapılan gözlem” lerden sıkça bahsetmektedir.(…1…)  Acaba diyanet yetkilileri “insan gözüne endeksli aletler” sözü ile ne kastetmektedirler. İnsan gözünün gördüğü gözlemlerden bahsedilmediği çok açık şekilde ortadadır. Bu aletlerin insan gözünün görmediği gözlemleri insan gözünün görebileceği hale endeksleyeceği iddia edilmektedir. Bir zamanlar tüplü televizyonlar vardı. A markası koyu renkleri belirgin verirken diğer bazı markalar açık renkleri daha belirgin verirlerdi. Sonra LCD TV’ler çıktı. Siyah renkleri iyi veremiyorlardı. Plazmalar siyah renkleri verirken LCD TV’ler siyah renkleri çok iyi vermediler. Televizyon üreticileri insan gözünün gördüğüne en uygun görüntüyü veren TV yapmaya çalışıyorlardı. Onlar için insan gözüne uyumlu veya endeksli TV üretmek birinci amaçtı.

    Oysa Diyanet tam tersine, insan gözüne uygun veya endeksli olan alet sözünü insan gözünün görmediği ışıkları insan gözüne çeviren alet olarak algılamakta. Burada Diyanetin amacı insan gözünün gördüğü imsakın fotoğrafını şahidlik yapması için çekmek olmalıydı. Ne gariptir Diyanet yetkilileri insan gözüne endeksli olduğunu iddia ettikleri aletlerle insan gözünün görmediği imsakın fotoğrafını İmsak oluştuğuna dair insanlara şahidlik yapması için çekiyorlar. Böylece birbirine benzeyen ama farklı zamanlarda çekilmiş iki ayrı imsak fotoğrafı imsakın gerçekleştiğine şahidlik etmeleri için basına gösteriliyor. Bu arada “Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar, belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını! Zira sabah namazı meşhuddur.”(İsra, 17/78)” ayetini hatırlayalım. Meşhud şahidlidir demektir. Abdulaziz Bayındır buradaki meşhudun imsaka insanların şahidlik edeceğini belirttiğini düşünmektedir. Bayındıra göre imsaka gözle şahitlik edenler fotoğraf makinasını tanıklık aracı olarak kullanabilirse de imsak gözleminde insanların görmediği İmsak gözlemede kullanamazlar. Ona göre İmsak gözlemede sahabe ne yaptıysa o yapılmalıdır.

    İstanbul Üniversitesi İlahiyat fakültesi Profesörü A. Bayındır’ın fotoğraf makine ile İmsak gözlemesinin dini kriterlere uymadığını söylemesine rağmen Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay bilimleri Profesörü Sacit Özdemir yaptığı bir basın toplantısında imsak tespiti için filtre kullandığını öğünerek anlatmıştır.

    https://www.youtube.com/watch?v=A5NiauvKWto

    (Basın toplantısının tümü içinde söz konusu bilimsel çarpıtma ile ilgili bölüm 36:00 – 49:00)

    Otomatik alternatif metin yok.

    Sacit Beyin anlattığı sunumdaki A bölümü filtre takılmış fotoğraf makinası ile çekilmiş İmsak görüntüsüdür. Yine Sacit bey’in anlattığına göre B bölümü filtre takılmamış insan gözünün gördüğü ufuk fotoğrafıdır ve imsak belirtileri görülmemektedir. Yine Sacit bey B bölümündeki İnsan gözünün gördüğünü gören filtresiz fotoğraf makinası bir müddet sonra imsakı hissedeceğini söylemektedir. Bu süreyi hesap ettiğimizde insan gözüne uygun B bölümündeki imsakın yaklaşık 23dk sonra oluştuğunu gördük. Anlaşıldığı kadarı ile B bölümündeki ufuk fotoğrafını çeken makine DSLR güçlü bir makinedir ve otomatik modda çekim yapılmıştır. Otomatik modda da olsa fotoğraf makinası ışığı az gördüğünde daha fazla ışık almak için gerekli ayarları yapar. (Enstantane süresini uzatır, isoyu arttırır, diyaframı açar. Yaklaşık 3-5 dakika da bu makine imsakı insandan önce görür diyelim. (M modunda çekilse Sacit bey yaklaşık demez insan gözü ile tam aynı derdi) 23+5=28 dk. Yani insan gözü filtreli fotoğraf makinasına göre aşağı yukarı 25 veya 30 dakika sonra imsakı görmüştür sunuma göre. İmsak fotoğrafı çekim tarihi 26/09/2012 dir.  Ayrıca B bölümündeki makine tahminimizden daha güçlü ise veya filtresiz olsa dahi manuel olarak ışık algılama gücü arttırılmışsa Diyanet imsak takvimi ile Süleymaniye takvimi arasındaki süre farkı kalmayacaktır. Sacit bey sunumuyla filtreli fotoğraf makinasının imsak fotoğrafladığı anda insan gözünün ufukta herhangi bir imsak oluşumu görmediğini tescil etmiş bulunuyor. DİB imsakın sahebenin zamanındaki gibi gözle görülmesi gerektiğini kabul etse iki taraf arasında şimdiye kadar olması gereken konsessus sağlanmış durumdadır. 

    Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay bilimleri Fakültesinin alttaki linkte bulunan ders notlarında : http://80.251.40.59/science.ankara.edu.tr/selam/TR/ast404/Bolum_5a_Dedektorler_Ek.pdf

    “Göz, dalga boyu 390 nm’den daha kısa ve 780 nm’den daha uzun dalga boyundaki ışınımları algılayamaz.”  ve “Fotometre sisteminin bir başka önemli parçası da filtrelerdir. Bu filtreler sayesinde gelen ışığın farklı dalga boyu değerlerine göre tayfsal yanıtının ölçülmesi sağlanır. Fotometre başlıklarında yaygın olarak en sık kullanılan filtreler Johnson UBVR ve Strömgen UBVY filtreleridir. Foto katlandırıcı tüp gelen ışık şiddetiyle orantılı olarak bir elektrik akımı yaratır. Çıkan akım bir kayıt cihazı tarafından ölçülmeden önce yükseltilmelidir, aksi halde oluşan akım çok düşük olacaktır. Bu nedenle bu algılayıcılarda birden fazla anot ve dinot kullanılır. Bu algılayıcılara foto katlandırıcı denir. Gelen ışık birçok anot ve dinot üzerinden katlandırılarak ışık şiddeti yükseltilir. Astronomide foto katlandırıcı tüpler fotometre (ışık ölçer) adı verilen özel bir sistemle birlikte kullanılır."  yazmaktadır.

    Sacit bey fotoğraf makinasında filtre kullandığını söylemektedir. Kendi üniversitesinin yazılarına baktığımızda filtrelerin insan gözünün algılayamadığı dalga boyundaki ışınımları ölçtüğünü anlıyoruz. Filtreler bununla kalmamakta ışık şiddetini yükseltmektedir. Yani yanlış içinde yanlış yapılmış olmaktadır. Hatalı da olsa oluşan imsak tam olgunlaşmadan ışık şiddeti yükseltilerek olgunlaşmayan imsak olgunlaşmış gözükmektedir. Yeşil mandalinaya sararması için kükürt sıkmakla, tan için filtre kullanmak arasında ne fark vardır bu durumun. Vaktinden önce olgunlaştırılmaya çalışılan sebzelerin görüntüsüne aldanıp alındığında tadının doğal olarak olgunlaşanlara göre ekşi olduğunu göreceksiniz. Doğal olmadığından içiniz rahat etmeyecektir.

    Biraz daha bekleyip doğal yolla olgunlaşmasını beklemek varken bir takım işlemlerle imsak veya şafak görüntüsü oluşturmak da insanların içini rahatlatmıyor. Bir zamanlar Rusların da isteği ile mandalinalara kükürt denetimi artmıştı. Bir müddet yeşil mandalina yemiştik. En azından ne yediğimizi bildik. Sacit bey ve DİB ufuk ışımasını imsak fotoğrafına çevirmeye çalışacağına yeşil mandalin olayı gibi insan gözünün gördüğü ufuk ışımasını olduğu gibi çekerek insanlara imsak bu deseler daha ahlaki olurdu. Tabiii Sacit bey ve DİB bu ufuk ışımasının şafak olduğuna insanları ikna etmek zorunda kalacaktır. Sacit bey ufuk ışımasının insanın görmediği tayfları fotoğraf makinası filtreleri ile insan gözüne endekslenmekte, filtre ayrıca bu ışığın şiddetini de daha iyi görelim diye yükseltmekte ve renklendirmektedir. Sonuçta mandalin’in kükürtlenip sarartılarak olgun gösterilmesi gibi insan gözüyle gözlenemeyen ışık tayflarından olgunlaşmamış organik olmayan imsak ortaya çıkmaktadır. Hatta suni yemle beslenmiş tavuk yumurtasından ziyade tamamen yapay sentetik Çin yumurtasına benzemektedir. Bu benzetmeler belki nahoş gelebilir ama yapay İmsak olayını en iyi açıklayan da bu benzerliklerdir. Görmediğimiz ışınlardan İmsak yapma olayının kendisi nahoştur zaten.

    Otomatik alternatif metin yok.

    A.Ü. Astronomi Fakültesinin ders notlarında bulunan bu şema insan gözünün gördüğü ışık dalga boylarını ve diğer ışıklara oranını göstermektedir. Merak ettiğimiz Sacit bey imsak fotoğrafı çekerken kullandığı filtre ile şemadaki insan gözünün görmediği hangi dalga boyunu esas almıştır.

    Burada Sacit bey ve DİB filtreli fotoğraf makinasını insan gözüne göre karanlık ufuktan çektiği İmsak fotoğrafından bir müddet sonra ortaya çıkan ufuk ışımasına İmsak adını vermeleri de kavram kargaşasına yol açmaktadır. DİB ve Sacit bey filtre ile imsak fotoğrafı çektikten kısa bir süre sonra denek öğrencilerin imsakı gözleriyle fark ettiklerini söylemektedirler. Bunu bazen de ufuk ışımasını fark ettikleri şeklinde ifade etmektedirler. Ufuk ışımasına Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi A.Yaman da hem İmsak hem de Şafak sökmesi, Tan ağarması demektedir. Anadolu da herkes şafak sökmesini bilir. Kime sorsanız şafak sökmesine ufuk ışıması demez. Ufuk ışıması çok dikkatle bakmayınca görülmezken tan ağarması veya şafak sökmesinin çok güçlü ışığı olduğu herkesin malumudur. Ufuk ışımasına imsak ve tan denilmesi okuyucular da bildiğimiz İmsak görüntüsünü yani filtresiz imsak görüntüsünü öğrenciler görmüş izlenimi ortaya çıkmaktadır.

    Sacit bey aletsel gözlemden hemen sonra denek öğrencilerin yaklaşık 15 dk sonra imsakı gördüğünü söylerken üstte izah ettiğimiz kavram karmaşasını tekrarlıyor bazen ufuk ışıması bazen imsak diyor.  İstanbul Üniversitesi astronomi profesörü Adnan Ökten ise bir toplantıda Sacit bey’in asistanlarına gözle imsak vakti gözlemlerini soruyor. Aşağıdaki linkten verilen dakikalarda izlerseniz sonucu anlayabilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=Bfeok5BGoj4 54:25 dk da Sacit beyin asistanları gözle imsakı 11 derece bulmuşlar. 18 dereceden 11 dereceyi çıkardığımızda 7 derece kalır. Her derece yaklaşık 4 dereceden 28 dk eder. Videoda A. Bayındır asistanların 11 derecede gördüklerinin fecri kazib olduğunu söylemektedir. A. Bayındır ekibi 8.5 derecede imsakı gözlediklerini bildirmektedirler. Sacit bey’in öğrencilerinin gözle İmsak gözlemi ile Bayındır ekibinin gözlemi arasında 2.5 derece fark vardır. Bu da yaklaşık 10 dk eder. A. Bayındır öğrencilerin fecri kazibi gözlediklerini biraz daha bekleseler kendileri gibi fecri sadığı gözlemleyeceklerini söylüyor. Öğrencilerin fecri kazib gördükleri kabul edildiğinde Sacit bey’in alet ile gözlemlediği İmsak ile kendi öğrencilerinin imsak gözlemi (ufuk ışıması değil) arasında 28 dk ve Bayındır ile 38 dk fark olduğu ortaya çıkıyor. Gözlemin hangi ay olduğunu bilmiyoruz. Ama Alet ile göz gözlemi arasında o ay 38 dk olduğu böylece ortaya çıkıyor.

    İstanbul İl müftüsü Hasan Kamil Yılmaz aşağıdaki linkteki açıklamayı yaptı. http://www.arti49.com/imsak-vakitleri-hesabinda-diyanet-isleri-baskanligimiza-guvenin-812689h.htm

    Diyanet'in 6 yıl boyunca bu konuda araştırmalar yaptırdığını belirten Yılmaz, şunları aktardı:

    "Ankara Üniversitesi Astronomi Bölümü ve uzman arkadaşlarla birlikte Türkiye içerisinde, dışında, deniz kenarları ve çöllerde vakit hesaplamaları ve tan yeri ağarmasının hesaplanmasıyla ilgili gözlemler yaptırdık. 6 yıl boyunca yapılan gözlemler sonucu şu an takvimlerimizde olan imsak saati ile aletsel olarak ulaştığımız vakit tamamen bire bir aynı oldu. Ancak çıplak gözle yapılan gözlemlerde 10-15 dakika fark ediyor. Uzmanlar bunun da ışık kirliliğinden olduğunu belirtti.” İstanbul müftüsü Hasan Kamil beyin ışık kirliliğinden alet ile gözlenen imsakı insanların geç gördüğü iddiasının sahibi olan uzmanın Sacit Özdemir olduğu muhakkaktır.”

    Nitekim Sacit bey’in 27/05/2017 tarihli bir haberde şu sözleri yer almıştır:  

    https://www.konhaber.com/haber-imsak_saatinde_tereddude_meydan_yok-710277.html

    "Yalancı fecri, ışık kirliliği olan bölgelerde görme şansı yok" Yalancı fecr denilen olayı, şehir içerisinde ışık kirliliği olan bölgelerde görme şansının olmadığını vurgulayan Özdemir, uzman olmayan kişilerin bu gözlemleri yapmaları durumunda fecri sadık ile yerel aydınlanmadan kaynaklı ışık kirliliğini birbirinden ayırt edemeyeceklerini söyledi. Özdemir, 2016'da uydu verilerine dayalı olarak elde edilen “Dünyanın Işık Kirliliği” Haritasına dikkati çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: "Avrupa kıtasında karanlık bölge kalmamış, ışık kirliliğinden o kadar muzdarip durumda. Bu tür yerlerde bırakın yalancı fecr gözlemini gerçek fecr anını algılamak bile zor bir gözlemdir. Aynı şekilde Anadolu topraklarında da hiçbir karanlık bölgenin kalmadığını görüyoruz. Biz burada ne kadar gözlem yaparsak yapalım yalancı fecr olayını görme şansımız bulunmuyor. Nitekim buradaki gözlemlerimizin hiçbirinde de yalancı fecr olayına şahit olamadık."

    Sacit bey ışık kirliliği yüzünden acaba sadece fecri kazibi mi gözlenemez diye düşünüyor. Yoksa fecri sadığı da mı gözle gözlenemez buluyor. Bunun cevabını aşağıdaki linkte görüyoruz:http://www.fitrathaber.com/genel/diyanet-in-fotograf-hilesi/280755

    “Bizim imsak saatinde ölçtüğümüz; Güneş ten atmosferimize gelen İLK IŞIKLAR'dır. Üstelik bu anı, EĞER ÇEVREDE 100 yıl 1000 yıl öncesindeki gibi HİÇ IŞIK OLMASAYDI bu anı insan gözü de görüyor olacaktı.” ve “Günümüzde dünya aydınlatılmış durumdadır, bu suni ışık kaynakları GERÇEK İMSAK ANINI ETKİLEMEMELİDİR. Gözünüzle daha imsakın başlamadığını zannettiğiniz bir anda varsayın ki tüm ışık kaynakları kapatılsın; İmsakın çoktan başlamış olduğunu göreceksiniz." Bu sözlere göre Sacit bey gözümüzle imsak anını artık görme şansımızın kalmadığını söylüyor. O anı gözümüzün görmediği başka dalga boyları ile çekerek nostaljik eski imsakı hatırlatan fotoğraflar çekmeye çalışıyor.

    DİB yetkilileri bu açıklamaya önce inanır gibi duruyorlarsa da bunu kabul etmeleri kendileriyle çelişmeleri demektir. Şimdiye kadar DİB yetkilileri yaylada imsakiyesi olmayan çobanın ufuk açıksa şafak söktüğünde gönül rahatlığı ile oruca başlayacağını söylüyorlardı. Ama Dünyanın ışımış olması çobanın gerçek imsak vaktini görememesine sebep oluyor Sacit beye göre. DiB bazı yerlerde ilk anda çıplak gözle görünmezse de sonra göz şafağı (ufuk ışımasını kastediyorlar) daha sonra görür diyorlar. DİB çobanı böylece oruca daha geç başlayacağını söylemiş oluyor. Burada problem çıkıyor. Fotoğraf makinası ile İmsakı gördü DİB. Çoban görmedi geç gördü. Oruç kabul olacak mı? Fotoğraf makinasına göre yemek yemeyi kesmesi gerekirdi ama kendi gözüne göre şafağı görmedi ve yedi. Dinimize göre hangisine göre karar verilmeli. Çobanın kendi gözüne göre mi, fotoğraf makinasına göre mi? Çobanın illa fotoğraf makinası mı alması gerekir? Burada A. Bayındır’ın Sacit bey’e sormuş olduğu Rasulullah’ın fotoğraf makinasının markası mı vardı sorusu aklımıza geldi. Sahi var mıydı öyle bir makine? Ya da acaba gerçekten Dünya ışıdığından vakti girdiğinde artık gözle imsakı görme şansımız kalmadı mı? Dünya ışımaya devam ettiğinden gözle imsak görmemiz hep daha geç mi olacak. DİB böyle bir düşünceyi bilimsel buluyor mu? Bu konu uluslararası dergilerde yayınlanmayan her hastalığa iyi gelen ilaç gibi piyasada sürülmesi gibi uluslararası astronomi bilim adamları tarafından kabul görmeden DİB tarafından benimsenecek mi?

    Çıplak gözle yapılan gözlemin ufuk ışıması olduğunu yukarıda anlatmıştık. Alet ile yapılan gözlem ile çekilen fotoğrafın çekildiği an gözümüzle görebileceğimiz ışımanın bile olmadığı aşağıdaki linkte 45.dk da delilleri ile anlatılmaktadır.

    https://www.youtube.com/watch?v=MtNvqEm9rzo 45.dk da 

    Aşağıdaki linkte ve daha pek çok sitede A. Yaman’ın haberinde yer alan imsak görüntüsü gerçekte akşam tanı olmalıdır. Fotoğrafın adı 2016_06_11_20_45_414.png dir. Akşam 20.45 de çekilmiş olmalıdır. Haberi gören fotoğraftaki akşam tanını sabah imsakı sanmaktadır. Düzeltilmesi uygun olacaktır.

    http://www.dinihaberler.com/personel-makaleleri/imsak-vaktinin-baslangici-h94976.html

    Bir an ortada iki imsak görüntüsü olduğunu kabul edelim. Birini insan gözü görüyor. Diğerini fotoğraf makinası. Bu kısımda aşağıdaki linkte yer alan Özlem ATA’nın yazısı, bir kısım cevabı verecektir.

    http://www.fitrathaber.com/yazi/her-ramazan-ayni-sey-mi

    Nisa 59

    "Ey inanıp güvenenler, Allah'a itaat edin, bu Elçi'nin getirdiği kitaba itaat edin ve sizden olan yetki sahiplerine de. Eğer (o yetkililerle) bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz onu, Allah'a ve Elçisine götürün. Allah’a ve ahiret gününe inanıp güveniyorsanız böyle yaparsınız. Böylesi hayırlı olur ve çok güzel sonuç verir."

    Bugün Muhammed (as.) aramızda olmadığına göre "yetkililerle anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Elçisine götürün" demek, "bu konu hakkında Kur’an’a göre hüküm verin" demektir.

    Kısaca yetkililerle anlaşmazlığa düşülen imsak vakti konusunda Kur’an'a göre hüküm vermek en doğru hüküm olmalıdır.

    Fotoğraf Öğretmeni

    Ferhat Kuş

    Ferhat Kuş


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.