• Kız Çocuklarının Kabusu Olan Gelenek!

    Kız Çocuklarının Kabusu Olan Gelenek!
    6.2.2017

    Burası, İzmir’in Kiraz ilçesine bağlı iki dağ köyü olan Sırımlı-Olgunlar, kız kaçırma hattı. 12, 13, 14, 15 yaşındaki kızları kaçırıp, bu çocukların anne-babalarını da ‘sus payı’yla susturanların adresi.

    Detayı Göster

  • FITRAT HABER (İstanbul) - Kızların geleceğinin, hayallerinin, eğitim görmelerinin düşmanları. Sırımlı ve Olgunlar’daki köylüler, kaçırılan kızı arayan jandarmaya, polis ekibine hiçbir ipucu vermiyorlar. Kızın hangi evde kilit altında tutulduğunu, failin adresini çok iyi bildikleri halde bu insanlık dışı geleneğin gönüllü suç ortağı oluyorlar. Kızlar da bu ‘geleneği’ kader bilip boyun bükmüşler. Daha reşit olmadan kendilerini 2-3 çocuk annesi olarak buluvermişler.

    KURTARILDIĞINDA 15’İNDEYDİ

    SIRIMLI  köyünden  Şerife,  Olgunlar köyünden  18  yaşındaki  Necati Gedik   tarafından  kaçırılmıştı.  Esaretinin  83’üncü  gününde  15 yaşına girdi.  Doğum  gününden 2  gün  sonra  Kiraz  polisinin  özel  ekibi ve  jandarma  kendisini bulduğunda  perişan haldeydi.  Özgürlüğüne kavuştuktan  sonra  ailesinin  sevgi  ve  şefkati  altında  yeniden  çocukluğunu yaşamaya  başladı.  En  büyük hayali  traktör  kullanmayı öğrenmekti.  Babasının  izniyle Hürriyet  objektifine  bu  mutlulukla poz  verdi.

    Bakanlık el koydu: Ortada suç varBakanlık el koydu: Ortada suç var

    Olmaz olsun böyle gelenekOlmaz olsun böyle gelenek

    12-13 yaşındaki kız çocuklarını işte buralardan kaçırıyorlar: Namertlik hattı

    EVİN OKUL GÖREN TEK KIZI

    BURASI Olgunlar Köyü. 16 Aralık’ta kaçırılan 14 yaşındaki Ebru Sakal’ın evi. Ebru, yakın akrabası ve komşusu olan 20 yaşındaki Hüseyin Aksakal tarafından kaçırıldı. 52 gündür bulunamadı. Oysa Ebru, Kız Meslek Lisesi 1’inci sınıf öğrencisiydi. Altı çocuklu ailesinin okuyan tek çocuğuydu. Okulunu bitirip doktor, hemşire olma hayalleri kuruyordu. Ebru, işte bu yoksul evin umuduydu.

    KÖY HALKI SESSİZ KALMIŞ

    Canan Güllü (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı)

    Vahim bir sorun. 15 yaş altında yapılan her türlü istismar, suçtur. Bu suçun zamanaşımı yoktur. ‘Kaçır tecavüz et, evlenmek zorunda bırak’ sürecinin geçtiğini görüyoruz. Vatandaş çözüm yolunu bulmuş. ‘Alan razı, satan razı’ kılıfıyla köy halkı da sessiz kalmış. Bu sessizlik çocukları erken yaşta sorumluluk sahibi yaparak derin acıları sürekli hale getirmiş. Şimdi ne yapmalıyız, mesele bu. Sorunu çözmek için el birliğine, işbirliğine ihtiyacımız var. Belediye, polis, jandarma, nüfus, milli eğitim müdürlükleri, kaymakamlık, sivil toplum kuruluşları, barolar, Türk Tabipler Birliği, Psikologlar Derneği birlikte sorunun üstesinden gelecek bir yöntem ortaya koymalılar. Bu gönüllülük alanlarının en büyük destekçisi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile MEB olmalı. Bu, çocukların okula gitmesinin takibiyle, performanslarının rehberlik öğretmenlerinin takibiyle önlenebilecek bir sorun. Öyleyse herkes elini taşın altına koysun.

    12-13 yaşındaki kız çocuklarını işte buralardan kaçırıyorlar: Namertlik hattı

    YASAL ÖNLEMLER YETMİYOR

    Atila Sertel (CHP İzmir Milletvekili)

    Bir baba ve aile reisi olarak küçük yaşta çocukların evlendirilmesinin hüznünü yaşıyorum. Yalnızca yasal önlemler yetmiyor. Toplumda eğitim eksikliğinin giderilmesi için çaba gerekiyor. Meclis’te geçen hafta bu konuyla ilgili soru önergesi vererek bu olayı toplumun gözü önüne taşımak gerektiğini düşündüm. Amacım sadece Kiraz’ın iki köyünde değil, Türkiye’nin bütününde bu tür olayların önüne geçilmesi içindir.

    12-13 yaşındaki kız çocuklarını işte buralardan kaçırıyorlar: Namertlik hattı

    53 GÜNDÜR KAYIP EBRU'YU DA BULUN (Ebru Sakal)

    KADIN ÖĞRETMENLER BİLE GÖRMEZDEN GELMİŞ

    Tülin Erarslan (İzmir Kadın Kuruluşları Birliği ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği İzmir Şube Başkanı)

    KİRAZ’daki kaçırma olaylarının takipçisi olacağız. Kiraz Belediye Başkanı Saliha Özçınar, hem eğitimci hem kadın hem de olaya çok iyi niyetli ve çözüm odaklı yaklaşıyor. Fakat uzun yıllardır devam eden bir problemin nasıl normalleştiğini anlamak mümkün değil. Şimdiye kadar gelen yerel yönetimler, kadın öğretmenler dahi görmezden gelmişler. En önemli problem, o köylerde okul kapatılmış, taşımalı eğitim yapılıyor. Eskiden köy öğretenlerinin, ebelerin hanelerden haberi olurdu. Tek tek tanırdı tüm aileleri ve çocukları. Çare bulmaya çalışırdı. Her iki köyde hiç üniversite mezunu kız yok. Rol model olacak kadın çıkmamış o köylerden. 12 yıl eğitim zorunlu olduğu halde son 4 yılın denetimi ve takibi yok. 17 yaşına kadar eğitim zorunlu olmalı.

    BAŞKA İLÇELERDE DE VAR

    İlke Erol (İzmir Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı)

    Kiraz’a geçen hafta gittik. Yıllardır süregelen bir gelenek. İzmir’in başka ilçelerinde de olduğunu biliyoruz. Türk Ceza Kanunu’nun 103’ncü maddesinde değişiklik yapıldı ve 15 yaşındaki çocuğun rızası eklendi.

    15 yaşındaki bir çocuğun rızasından bahsedilemez. Türkiye’nin taraf olduğu tüm uluslararası çocuk sözleşmeleri ve bizim Çocuk Koruma Kanunumuz ‘18 yaş altında olan herkes çocuktur’ diyor. Bu olayların takipçisiyiz. İzmir Barosu olarak bu tür davaların müdahiliyiz.

    Haberin Kaynağı:http://www.hurriyet.com.tr/12-13-yasindaki-kiz-cocuklarini-iste-buralardan-kaciriyorlar-namertlik-hatti-40356609

    Detayı Gizle

Yorumumuz

  • Değiştirilmesi Gereken "Gelenek"

    Bu çok büyük bir suçtur. Bu köyde böyle bir durum varsa, Köylülerin de demek ki; bu konuda bir gevşekliği var.

    Sus payı olarak verilen para bazı kız babalarının hoşuna gidiyor olmalı ki, bu duruma ses çıkarmıyorlar. Başka köyler de kız kaçırma olayları yok mu? Tabi ki var ama farkı şu: Orada kız kendi de bu duruma razı olduğu, evlenmek istediği için sevdiği kişi ile kaçıyor.

    Bir de zorla kaçırma olayı var. Evlenme konusunda geleneksel yapıda çok ciddi yanlışlar vardır. Hanefi, Şafi, Maliki, Mezheplerine göre yaşı ne olursa olsun bakire bir kızı babası istediği ile evlendirebilir! Böyle olunca o kızı kaçıranlar önceden baba ile de anlaşabilir! Sana şu kadar para vereceğim diye bilir. Maalesef bu tür şeyler duyuluyor, bu il, köy için söz konusu olmayabilir ama bunları duyuyoruz. Kız etkisiz hale getiriliyor ve evlendiriliyor. Hanefi mezhebinde  böyle bir şey yok, "kızın oluru şart". Kız buluğa ermemiş ise Hanefi mezhebinde de aynı şey var, Baba evlendirebilir! Yine Hanefiler de buluğa erip çocukluktan çıkmışsa zorla kıyılan nikah var, alnına tabanca dayayıp kıza evet dedirtilmişse o nikah geçerli olur.

    Burada çok ciddi bir dini problem var. Dolayısıyla bu insanlar Hanefi, Şafi, Maliki bir hocaya gidip bu nikahın geçerliliğine dair fetva alabilirler. Aslında bu yapı üzerinde mücadele etmek lazım, burada iki önemli husus var:

    1- O köy halkı üzerinde çalışıp, onları yanlışlara karşı uyarmak lazım.

    2- Evlenme ile ilgili olarak mezheplerin yaptığı, Kur'an-ı Kerime ve Rasullullah'ın uygulamasına % 1 bile yakınlığı bulunmayan, % 100 ters olan bu yapıyı da eleştirmek ve artık tarihe gömmek gerekir. Bu mezheplerden müslümanlar çok çektiler ve çekiyorlar.

    Allah yardımcımız olsun.

    Abdülaziz Bayındır

    Abdülaziz Bayındır


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.