AİLE OLABİLMEK!…

Asiye Türkan
20.9.2017

Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden de bir çok  erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden sakının. Adınıkullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allahtan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de  sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. ( Nisa Suresi:4/1)

Cenab-ıHak, tek nefisten yarattığınıbeyan ettiği insanların kimine erkek, kimine de kadın kıyafetini giydirmiştir. Hiçbir insan, seçimini kendisi yapmamıştır. Seçimini yapmadığı, gayreti ve emeği olmadığıbir konu üzerine de ne övünebilir, ne de yerinebilir.

O halde makalemize insanıtarif etmekle başlamalıyız. Batıdüşünürleri insanı“düşünen canlı”[1] , “hisseden hayvan”[2], “Sosyal hayvan”[3], “isyan eden canlı”[4], “alet kullanan hayvan”[5] diye tariflerine  “insan insanın kurdudur”diyerek son noktayıkendilerince koymuşlardır. Bütün bu tariflerin her birinin doğruluk payıolmakla birlikte,  insanın sadece bir boyutu anlatılmış, bütün göz ardıedilmiştir. İnsanın tarifini karanlıkta hiçfili görmemişbirinin tarifine benzetmişlerdir. Hak Teala’nın insanı“Ahsene-i Takvim”üzere yarattığı[6] gerçeğinin üzeri örtülmüştür. Diğer yaratılanlardan ayrım noktasıolan kulaklar, gözler ve gönüller olduğu hakikati[7] unutulmuştur.

Batı, insanıinsan yapan bütün değerleri, insanıeşyalaştırarak katletmiş, insanın içten ölümüne sebep olmuştur. Hak Teala’nın gözetleyici olduğu unutulup, hak ve hukuka riayet edilmeyi kendi koyduklarıkanunlarla sağlamayıdüşünmüşlerdir. Hak ve Hukuku çoklukta arayan bir sistem kurup, insanıbu sistem içinde köleleştirmişlerdir.

Köleleşen insana vaat edilen dünya nimetleri, öteleri görmeye de engel olmuş, başıboşbırakılacağızannına kaptırmıştır. Halbuki Hak Teala; “İnsan kendisinin başıboşbırakılacağınımısanır? [8]ve  “Biz gökleri, yeri ve bunlara arsında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık[9]buyurmuştur.

Yaratılan herşeyin bir gaye uğruna yaratıldığıbir hakikattir. İnsanın erkek ve kadın olarak yaratılmasıda bu hakikatin bir parçasıdır. Erkeğin ve kadının, sükunete ermesi ve  huzur bulmasıhedeflenmiştir.[10]  Bunun için Allah Teala, evleri huzur ve sükun yeri kılmıştır.[11]  Evlerde huzur ve sükunun olmasıiçin merhameti ve sevgiyi şart koşmuştur.

Size kendi nefsinizden huzura kavuşabilesiniz diye eşler yaratıp, aranıza sevgi ve merhamet koymasıda Onun ayetlerindendir. Bunda, düşünen toplum için ibretler vardır.( Rum Suresi: 30/21)

Merhamet ve Sevgi insan huzurunun olmazsa olmaz ikilisidir. Acıma duygusu insanın vicdanından, muhabbet  ise kalpten gelen sestir. Bu sesleri ancak mutmain olmuşbir kalp ve beden algılar. Mutmain olmak için zikir şarttır. Çünkükalpler ancak Allah’ın zikri ile tatmin olup, sükun bulacaktır.[12]  Cenab-ıHak en büyük zikir olarak da namazızikretmiştir.[13] Sadece Allah’a kulluğun ve sadece Allah’a itaatin, günde beşdefa tekrarımahiyetinde olan namazıkılmayanların kalpleri sükun ve huzura ermeyecektir.

Aynızamanda zikir; kullanıma hazır bilgidir. Bilgiler kullanılmak için vardır. Kullanılmayan bilgi insanımutlu etmez. Bilgiler yaşanmasıiçin öğrenilir. Yaşanmayan bilgi insanda yüktür. Bu durumu Hak Teala; kitap yüklümerkepler[14]  benzetmesi ile anlatmıştır.

Sevgi ve merhamet sahibi olmak için şart koşulan mutmain kalp, huzur ve sükuna muhtaçtır. Bundan dolayı, huzur ve sükuna ermek için evleri bina eden Rabbim, bunun helal yoldan yapılmasınıistemiş, erkek ve kadına aile kurmanın yolunu açmıştır.

Aile; içhuzurunu yakalamışbireylerin birbirlerinden her konuda destek alması, birbirlerinin örtüsüolması[15], hayırda birbirleriyle yarışıp, birbirlerine dayanması, biri gidince diğerinin ayakta  duramaması, biri olmayınca öbürünün de yarım kalmasıdır.

Huzurun yolunu sorumluluğu bilmede koyan Hak Teala şu şekilde buyurmuştur;

Ey İnsanlar! Elbet sizi bir erkek ve dişiden yaratan Biziz; derken sizi kavimler ve  kabileler  haline getirdik ki tanışabilesiniz. Elbet Allah katında en üstününüz, Ona karşısorumluluk bilinci en üstün olanınızdır.(Hucurat Suresi: 49/13)

Sorumluluk bilinci ancak, doğrularıbilmek ve bu bilgi doğrultusunda yaşamakla olur. Hak Teala şöyle buyurur:

“İman edip doğrularıyapanlar için hoşbir hayat ve güzel bir istikbal vaat eder. (Rad Suresi: 13/29)

Cenab-ıHak  insanın içine vahy eder.[16] iyi yaptığızaman sevinmesi, kötüyaptığızaman üzülmesi bundan dolayıdır. Kim kötülükte ısrar ederse ziyana uğramış, iyiliği tercih eden ise hem bu dünyada hem de ahirette kurtuluşa erenlerden olmuştur.

İyilik ve kötülüğün tarifini yapmaya gerek yoktur. İyilik ve kötülük herkesin ortak kabul ettiği, evrensel değerlerdir. Bütün güzellikler insanın fıtratına yerleştirilmiştir.

Huzur ve sükunun yolunun gösterildiği evlilikte denklik öncelikle iffette aranmalıdır. Hak Teala şöyle buyurur:

Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasıile evlenemez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik bir erkek evlenebilir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır. ( Nur Suresi: 24/3) 

Cenab-ıHak en büyük zulüm olarak anlattığışirk günahınıasla affetmez[17]. Hayatın hiçbir alanışirki kabul etmez. Aile de de şirk koşulmasıyani eşlerin birbirlerini ikinci sıraya koyması, eşlerinin haklarının başkalarına vermesi, layık olmayanlara ikramlarda bulunulmasıasla kabul edilmez. Ayette aldatma, eşlerin boşanma gerekçesi[18] olduğu gibi evlenmeme gerekçesi de kılınmıştır.

Dengenin kalmadığıgeleneksel aile algısında tek otorite beylere verilirken hanımlara zulmedilmiş, günümüzde de ezilen kadın hakkınıalmak adına erkeğine zulmeder duruma gelmiştir. Haklar ve sorumluluklar karışmış, orman kanunlarıhakim olmuştur. Halbuki hayatta denge şarttır.

Cenab-ıHak şöyle buyurur: Ölümüve hayatıyaratan Odur. Bunlar; hanginiz daha güzel işyapacak diye sizi yıpratıcıbir imtihandan geçirmek içindir.(Mülk Suresi: 67/2)

Ölümüve hayatıdenge için yaratan Rabbim, mü’min olabilmenin yolunu da indirilen vahyi, kuran ve sünneti ve yaratılan vahyi, kainat kitabınıokumaya bağlamıştır. Ailede ki dengeyi de kadın ve erkek üzerine kurmuştur. Aile hayatındaki denge; Hakların karşılıklıbilinmesi, birbirlerinin haklarına tecavüz edilmemesidir.

Peygamber Efendimiz (a.s.) veda hutbesinde karıkoca haklarıyla ilgili şöyle buyurmuşlardır: 

(Ey erkekler) Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız olduğu gibi kadınlarınız da sizin üzerinizde haklarıvardır.[19]

"Kadınlar hakkında Allah'tan korkunuz. Çünküsiz onlarıAllah'ın emaneti olarak aldınız. Onların ırzlarınıAllah'ın kelimesi (nikâh akdi) ile kendinize helâl kıldınız." [20]

İlgili ayette şu şekildedir:

Erkeklerin kadınlar üzerindeki haklarıgibi kadınların da onlar üzerinde haklarıvardır.

Erkeklerin-onlarda bulunmayan-bir dereceleri daha vardır. (Bakara Suresi: 2/228)

Allah Teala, Kadınlarınızla örfe uygun geçinin[21]buyurmuştur. Örf: Yaratıcının kitabına ve o kitaba göre yarattığıfıtratına aykırıolmayan, bir toplumda yaşayan insanların genellikle güzel, hoşve doğru kabul ettiği  davranışlar ve adetlerdir.

Allah Teala şöyle buyurur:

Erkekler kadınların başlarında bulunurlar. Bu, Allah’ın birine diğerinden fazlasınıvermesi ve mallarından harcama yapmalarısebebiyledir…”(Nisa Suresi: 4/34)

Erkeğin rolübu ayette kavvam olarak belirlenmiştir. Kavvam kelimesi Arapça “م - و - ق ”harflerinden türetilmişismi mübalağadır. Ayağa kalkmak, yükselmek, yukarıkalkmak anlamlarına gelir.[22] Bir şeyin veya bir kimsenin başında bulunması, onu koruması, idare etmesi, geçimini üstlenmesi, sorumluluğunu taşıması anlamlarına gelen bu kelime, ismi mübalağa kalıbından olmasıhasebiyle bu işi sürekli olarak yapan kişinin vasfıdır.

Kitapta bu kelime iki yerde[23] daha geçmekte ve her iki yerde de genel olarak hukuku koruma anlamında kullanılmaktadır. Kavvam olmak, yönetici olmaktır. Kavvamlık görevini iyi yapan beyler huzurlu olacak ve mutlu edeceklerdir.

Kavvamlık görevini en iyi anlayıp yaşayan Hz. Muhammed (a.s.) Efendimiz; “Sizin en hayırlınız ailesi (eşi) için hayırlıolanınızdır. Ben ailem için hayırlıyım.”[24] demiştir. 

“İyi kadınlar, boyun eğenler ve Allah’ın korumasına karşılık yalnızken kendilerini koruyanlardır…”( Nisa Suresi: 4/34)  buyuran Rabbimiz kadının ve erkeğin Allah’a itaat etmesini[25] ve kadına, kendisini eşi yokken de korumasıistenmiştir.

Hz. Peygambere (s.a.v) Hangi kadın daha hayırlıdır?diye soruldu; O da:

"Kocasıyüzüne baktığızaman onu sevindiren, emrettiği vakit itaat eden, yanında bulunmadığıvakit malınıve iffetini koruyandır.[26]buyurdu.

Aldatmasından korktuğunuz kadınlara gelince onlara öğüt verin…”( Nisa Suresi: 4/34 ) ayetinde ki nüşuz; gözübaşkasına dikmektir[27].

Hak Teala Nur Suresinde şöyle buyurur: ““Mümin erkeklere söyle: Gözlerini çevirsinler, mahrem yerlerini, korusunlar…“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini çevirsinler, iffetlerini korusunlar…”[28]

Kadının böylesi bir durum ile karşılaşırsa ne yapacağınıbildiren ayet şu şekildedir:

Eğer kadın, kocasının aldatmasından veya ilgisizliğinden korkuyorsa, aralarında anlaşma yapmalarında bir günah yoktur. Anlaşmak iyidir. Nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi davranır ve kendinizi korursanız bilin ki, Allah yaptığınız şeyin içi yüzünübilir. (Nisa Suresi:  4/128)

Cenab-ıHak kadın ve erkeği birbirine emanet etmiştir. Ne kadar birbirlerinden emin olurlarsa o kadar huzurlu olurlar. Birbirlerinden gizli saklıbir şeyleri olmamalıdır. Birbirlerine dürüst olmalıdırlar.  Birbirlerine güven vermelidirler. Şüpheli sözlerden ve davranışlardan uzak durmalıdırlar. Karşılıklıiyi niyet ve iyi davranışolmalıdır. Zira Hak Teala şöyle buyurur:

Aranızda iyilik ve ihsanıunutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızıhakkıyla görür.( Bakara Suresi: 2/237 )

İyilik yapanlarla kötülük yapanların bir tutulmayacağınıHak Teala, Casiye Suresinde şöyle dile getirir:

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen 6kimseler ile bir mi tutacağımızısandılar? Ne kötühüküm veriyorlar! ( Casiye Suresi: 45/21)

Öyle ise duamız şöyle olmalıdır:

Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelenleri namaza devamlıkılanlardan eyle

Ey Rabbimiz! duamızı kabul eyle…”( İbrahim Suresi: 14/40)

 

Asiye Türkan 

_____________________________________

[1] Descartes

[2] Andre Gide

[3] Emile Durchhieb

[4] A. Camus

[5] Marx

[6] Tin Suresi: 95/4

[7] Secde suresi: 32/7-9

[8] Kıyamet Suresi: 75/36

[9] Duhan Suresi: 44/38

[10] Rum Suresi 30/21

[11] Nahl Suresi: 16/80

[12] Rad Suresi: 13/28

[13] Ankebut Suresi: 29/45

[14] Cuma Suresi 62/5

[15] Bakara Suresi: 2/187

[16] Şems Suresi: 91/ 8-9

[17] Nisa Suresi: 4/48

[18] Nisa Suresi: 4/ 34- 128

[19] Tirmizî, Tefsir, 10. V, 274.

[20] İbn-i Mâce: 3074

[21] Nisa Suresi: 4/19

[22] Müfredat, Ragip el- Isfahani

[23] Nisa Suresi: 4/138  -  Maide Suresi: 5/8

[24] İbn Mâce, Nikah, 50, I, 636.

[25] Ahzab Suresi 33/35

[26] Nesaî, Nikâh, 14, VI, 68

[27] Ragip el- İsfihani: Müfredat

[28] Nur Suresi: 24/30-31




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.