Cep Tanrıları

Nizamettin  Baraçkılıç
23.3.2016

Yeryüzündeki insanlar teknik olarak tek bir Tanrı’ya inanıyor olsalar da uygulamada herkesin cebinde taşıdığı kişisel bir cep Tanrı’sı mevcut. Bu mevcudiyet Müslümanları da bağlar nitelikte.

Sınırlarını, ölçütlerini, gücünü kendi tayin ettiği küçük cep tanrıcıkları.

Yeri geldiğinde karşındaki şahsı yine kendi belirlediği ölçü ve sıcaklıktaki cehennem kazanlarına daldırıp çıkarmak için cebimizden çıkarıp kullandığımız da oluyor.

Ya da lanetler okumak için emir eri olarak kullandığımız!

Ya da sınırsız hümanizmimizi tatmin etmek için kullandığımız! Herkesi cennete sokan ideal tanrıcık…

Ya da bir kız gecenin bir yarısı sokakta gezdiği için tecavüzü hak ettiğini söyletebildiğimiz ahlaksız tanrıcıklar.

En ahlaksız kusurlarımızda bile sırtımızı sıvazlayacak tanrıcıklar!

Sıkıştığımız yerde kurallarına teslim olunan değil, kurallarını kendimiz çizdiğimiz tanrıcıklar.

Yukarıda anlattıklarıma paralel olarak sorulan sorulardan birisi şudur; Edison, Einstein, Newton, ya da kızamık aşısını bulan John Enders gibi adamlar cehenneme mi gidecek? Bu insanların onca hayrı var iken onları cennete girmeyeceği söylenebilir mi?

Bu tarz sorular ve sorunlar sadece günümüzün problemi değildir. Önceden beri süregelen problemlerdir.

"Dediler ki, Yahudi olandan başkası cennete giremez ya da Hristiyan olandan başkası... Bu onların kuruntusudur. De ki, eğer doğru söylüyorsanız delilinizi getirin. (Bakara 2/111)

Günümüz de Kur’an merkezli çalışmayan bazı İslam alimleri de bu ayeti kendilerine uyarlayarak ‘’Müslümanlardan başkası cennete gidemeyecek" şeklinde bir yanılgıya düşmektedirler.

Uyarılara rağmen!

Hayır! Güzel davranarak kendini Allah’a teslim edenin ödülü, Rabbinin (Sahibinin) yanındadır. Onlar ne bir korku duyar ne de üzülürler. (Bakara 2/112)

Herkes kendi cebindeki Tanrı ile yargılama da bulunmaktan kaçınmıyor.

Bu konuda o kadar ileri gitmiş olmalıyız ki; ilahi bir uyarı gelmiş,

De ki: "Siz kendi dininizi Allah’a mı öğretmek istiyorsunuz!" (Hucurat, 49/16)

Şimdilerde çıtayı bir kademe daha atlatıp Allah’a nasıl düşünmesi gerektiğini öğretmeye çalışanlar bile mevcut.

Bunu özellikle "Din Adamları" yapıyor. Sorduğunuz sorunun cevabını Kur’an’dan vermeyen her ilim adamının cebinde de bir Tanrıcık mevcuttur. O Tanrıcığa göre herkesi ya cennete ya da cehenneme yakıştırmaktan geri durmuyor.

"Doğru yol kendisi için apaçık belli olduktan sonra" kim bu elçiden ayrılır ve müminlerin yolundan başka yolu girerse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü hale gelmedir o! (Nisa,4/115)

Bu şahıslara İslam kendi dillerinde Allah’ın emrettiği hikmet metodu ile anlatıldı mı? Bunlar kalben idrak ettiler de sonradan yoldan mı çıktılar? Bu konuda bilgimiz olmadan onları ne cennete sokabilir nede cehenneme diyen yok!

Bilgi sahibi olmadığın şeye körü körüne uyma. Kulak, göz ve gönül, bütün bunlar ondan sorumlu tutulur. (İsra 17/36)

Onlar bir toplumdu gelip geçtiler. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size. Onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz. (Bakara, 2/141)

Ayetlerini gören de yok!

- Yahu abartmayalım istersen mi dediniz!

Sevgili kardeşim! Edison - Nevton kim ki, Nebi eşi, anneler annesi saydığımız Aişe, (r.a) Ömer, (r.a) Ebubekir (r.a) cehennemde o kazan senin bu kazan benim daldırıp çıkaran, yandırmalara doymayan kendisine İslam alimi diyen insanlar dolu etrafımızda.

Allah kendi otobiyografisini bize yazılı olarak göndermiş. Bozulmamış ve bozulmayacak ta!

O Zikri biz indirdik. Onu koruyacak olan da biziz. (Hicr, 15/9)

Gelin cebinizdeki bütün tanrıcıkları boşaltın ya da öldürün gitsin.

Sınırlarını sizin belirlediğiniz Tanrıcıkların hiçbiri bir işe yaramaz.

Sınırlarını kendi çizen ve uyulmasını isteyen tek Tanrı’ya "Allah’a inanın."

Ümmi’lik kavramını, gücünün sınırlarını, sözünün sınırlarını, Ne olup olmadığı kendi kitabında yazılı dururken başka yerlere sapmak ve başka yol aramak yeni Tanrıcıklar edinmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Yazıma bu konudaki çok önemli birkaç ayet ile son vermek istiyorum...

Kendi arzusunu kendine ilah yapanı gördün mü? Ona karşı Allah’ı mı temsil edeceksin? (Furkan,25/43)

"Kendi arzusunu kendine tanrı edineni gördün mü? " Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık sayar. Sanki kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız? (Casiye, 45/23)

Selam ve dua ile...

Nizamettin Baraçkılıç




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.