Diyanet Mavi Boncuk mu Dağıtıyor

Özlem Ata
22.4.2016

Rivayet odur ki bir annenin beş kızı varmış

Her gün birbirleriyle kavga gürültü, bir türlü geçinemezlermiş

Evdeki hırgürden bıkan anne bir çözüm bulmuş

Pazara gitmiş ve beş tane mavi boncuk almış

Her bir kızını diğer kardeşleri yokken ayrı ayrı çağırmış

ve bir mavi boncuk vermiş

Sıkı sıkı da tembihlemiş

Aman diğer kardeşlerinin haberi olmasın

En çok seni sevdiğim için bu boncuğu sana veriyorum

Artık evde ne zaman bir anlaşmazlık çıksa anne

Mavi boncuk kimdeyse benim gönlüm ondadır deyip ortalığı idare edermiş

Diyanetin bugünkü Cuma hutbesini dinleyince nedense aklıma bu deyimin hikayesi geldi

çünkü çok değil iki buçuk ay kadar önce 12 Şubat 2016'da camide dinlediğimiz hutbeyi hatırladım

O hutbeyi duyuncaki şaşkınlığımızı

Bu neydi şimdi diyerek duyduklarımızı anlamlandırmaya çalışmamızı

Kendimizi camiden dışlanmış hissetmemizi

Bir daha da Cuma'ya gitmem diyenleri hatırladım

O gün hutbenin dilindeki dışlayıcılığı dilim döndüğü kadar yazmıştım

Bugünkü hutbede değinilen konuların önemini de yazacağım

Hutbede mezhepçilik, ırkçılık ve terör fitnesine değiniliyor ve şöyle deniyordu

"Kardeşlerim! Bugün İslam coğrafyasını üç büyük fitne ateşi sarmış vaziyettedir. Birincisi, mezhepçilik fitnesidir. Mezhebe, meşrebe mensubiyeti, İslam’a, Muhammed Mustafa’ya mensubiyetin önüne geçirmek, Müslümanlar için en büyük fitnedir. Kendisi gibi düşünmeyenleri tekfir ederek ümmetten saymama gafleti içerisinde olmak, Müslümanları kuşatan en büyük tehlikedir. İkinci büyük fitne, Peygamberimiz (s.a.s)’in “Cahiliye asabiyeti” olarak adlandırdığı ırkçılık fitnesidir. Oysa yüce Rabbimiz Kerim Kitabında şöyle buyurmaktadır: “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için ibretler vardır.”4 Üçüncü fitne ise terördür. Kimilerinin, masum insanları hunharca katletmeyi cihat, kendisiyle beraber kadın, erkek, çoluk-çocuk demeden insanları öldürmeyi şehadet zannetmesidir. Hiçbir insani ve ahlaki değer tanımayan eli kanlı terör örgütlerinin, insanları evinden, yurdundan, işinden, gücünden etmesidir. Gözü dönmüş cinayet şebekelerinin, topyekûn bir milletin, ümmetin istikbalini hedef alması, insanların ümitlerini, hayallerini kazdıkları çukurlara gömmeye çalışmasıdır."

Mezhepciliğin bir fitne olduğunu

Mezhebe, meşrebe mensubiyeti,

İslam'a ve Muhammed Mustafa'ya mensubiyetin önüne geçirmenin fitne olduğunu on yıllardır söyleyenleri "mezhepsiz" diyerek tekfir edenler bir önceki hutbede çok sevinmişlerdi

Bu hutbeyi dinleyince ne yaptılar bilmiyorum

Ama ben temkinli olmak taraftarıyım

Diyanetin dünyada ve ülkemizde mezhepçiliğin nelere mal olduğunu bilmemesi mümkün değil

Bunu bir hutbede dile getirmesi de elbette çok önemli

Ancak daha da önemli olan diyanet bu hutbeteki sözlerinin arkasında duracak mı

Mezhepçi tutum ve davranışları azaltmak için ne yapacak

Yoksa bütün bu hutbeler mavi boncuk kimdeyse benim gönlüm ondadır kabilinden siyaseten mi okunuyor

Umarım öyle değildir

Bu ümit ile yazımı diyanetin bugünkü hutbesinde yapılan duayla bitireceğim

"Yüce Rabbimiz bütün bu hastalıklarla mücadele etmeyi, her türlü fitne ateşini söndürebilmeyi İslam ümmetine nasip eylesin. Bizleri, zihinleri ve yürekleri bir, gayeleri ve duyguları bir, sevgileri ve hüzünleri bir kardeşler topluluğu eylesin! Bu camide yan yana, omuz omuza durduğumuz gibi her daim müminler topluluğu olarak yan yana, gönül gönüle olabilmeyi bizlere bahşeylesin! Ümmet-i Muhammedi tevhid ve vahdette birleştirsin."

Özlem ATA




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.