ESMA-İ HÜSNA SADIK

Orhan Arslan
8.4.2017

(Doğru, Dürüst)

Esma-i Hüsna; “Allah’ın güzel isimleri” demektir.

İnsan taptığı varlığı tanımak ister.

Allah’ı gereği gibi bilmeden, tanımadan ve anlamadan ibadet edilemez, bu kesin. Kesin olan bir şey daha var; Esma-i Hüsna bilinmeden Allah gereği gibi tanınamaz.

Bir mümin için Allah’ı tanımak olsa da olur değil, olmazsa olmaz bir konudur.

İnsan Allah ile tanışmalıdır. Rabbimiz bizimle tanışmayı öyle arzuluyor ki, Kur’an’da 99 Esması ile binlerce defa kendisini takdim ediyor.

Rabbimiz bekliyor; ne zaman tanışacağız diye. 

Buyurunuz nüzul sırasına göre tanışmaya devam edelim:

ES SADIK

“Kim Allah’tan daha doğru sözlü olabilir ki (Nisa 4/87).”

Sadık; doğru, dürüst demektir; sıdk, doğruluk dürüstlük... Sıdk, dilin kalple uyumudur.

Sadaka fiili; doğru oldu, doğru söyledi demektir.

Tasadduk, sadaka vermek veya cezadan vazgeçmektir.

Sadakat; “sefa veya cefa, kahır veya lütuf” karşısında kalbin değişmemesidir

ALLAH;  “ES SADIK’TIR”

Allah hakikatin de sahibi olarak doğrudur, dürüsttür, yalan ve batıl O’ndan asla sadır olamaz. Çünkü Allah, El Hak olan Es Sadık’tır.

İnsanın sadakatinde ise dört aşama aranır:

-  1. Niyette,

-  2. Akılda,

-  3. Sözde,

-  4. İşte sadakat.

Allah, özünde sadık, sözünde sadık, işinde sadık olandır.

SADAKALLAHUL AZİM: ŞANI YÜCE ALLAH DOĞRUDUR, DÜRÜSTTÜR

“Kul Sadakallah” De ki, Allah doğrudur, dürüsttür. (Ali İmran 3/95)” ayeti, dilimize “Sadakallahul Azim” olarak güzelce yerleşmiştir.  

Allah’ın sözünden sonra kullanılan bu ayet, sadece sözün doğruluğu için değil, özün ve işin doğruluğunu da ifade eder; Özü, işi ve sözü doğru Allah doğru söyledi.

SADIK İSMİNİN İNSANDA TECELLİSİ

Nasıl mı? Allah’tan gelen hakikatleri tasdik edecek, akıl, irade, vicdan ve şuur verilerek. İnsan ki bunlara sahiptir, artık Hakikati, Hakikat olan Kur’an’ı tasdik etmezse, nimete nankörlük yapmış olacaktır.

İnsan, Sadık esmasıyla ihsa olmalıdır; doğru ve dürüst olmalıdır. Sadakatteki yerini ve etkisini sürekli ölçmeli ve yükseltmelidir.

HAKİKATE SADAKAT BEDELSİZ OLMAZ

Küçük, ya da büyük bedel ödemeyi gerektirir:

“Onlar söz verdikleri zaman sözlerinde dururlar. Şiddetli zorluk ve darlıklara karşı göğüs gererler (Bakara 2/177).”

Allah böyle söylüyor: Sadakallahul Azim: Doğru söylüyor.

SADIKLARLA BERABER OLUNUZ!

Ar, kendisine indirilen hakikati ilk tasdik eden musaddık idi. Buna rağmen sadakatte öncü olmak için bir ömür boyu didindi durdu.

Vefatından önce “İLE REFİKIL ÂLÂ; YÜCE DOSTLAR KATINA” niyazı da bunu gösteriyordu.

Bu ifadeyi Allah katına olarak anlayanlar var. Hâlbuki Fatiha’da, “bizi doğru yoluna yönelt, nimet verdiklerinin yoluna” çok açıktır.

Onların kim olduğu Nisa 4/69’da açıkça belirtilmiştir. “ Allah’a ve peygambere itaat eden kimseler, Allah’ın kendilerine nimet verdiği Peygamberler, Sıddıklar, Şehidler ve Salihlerin ardında saf tutanlardır. Bunlar ne güzel refiktir.”

Allah Resulü, Sıddıklarla birlikte olmayı istemişti. Sıddıkların kim olduğunu da Kur’an’dan öğrenmişti.

Hz Ebu Bekir Sıddık’tı. O, Hz. Peygambere gönderilen hakikate sadık kalmak için en ağır bedelleri ödemişti.

“SIDDIKLARLA BERABER OLUN (TEVBE 9/119).”

Bu ayet; “sadık olun”, “sadıklardan olun” şeklinde de gelebilirdi.

Sadık olmanın yolu, sadıklarla beraber olmaktan geçer.  Zira sadık olabilirsiniz, fakat sadakati koruyamayabilirsiniz.

Es sadık siminin en çok tecelli ettiği yer, sadıkların toplandığı yerdir.

SADAKA ALLAH’A SADAKATTİR

Sadaka, emanete sadakatin göstergesidir

Servet mülkiyet değil, emanettir. Sadaka, servet emanetine sadık kalanların amelidir ve sadaka farzdır (Tevbe 9/60).  

Özeleştiri

Şimdi kendinize sorunuz: Sıddıklarla mı berabersiniz, sadakatsizlerle mi? Niyette, Akılda, Sözde ve İşte sadakat sahibimi siniz?

Sadık Esması size de inzal olmuş mu?

İlahi mizandan önce, kendinizi notlayınız.

Rabbimiz! Bizi Sıddıklarla beraber eyle, bizi birbirimizden ayırma.

Bize nefs muhasebesi yapacak akıl ve feraset ver; zira feraset aklını kullananların eylemidir.

Bizi hiç yalnız bırakmayan Allah’ım. Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

Hayırlar diliyorum.

Orhan Arslan




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.