ESMAİ HÜSNA 16. KAVİ

Orhan Arslan
21.12.2016

(Kuvvetli, Çok Güçlü)

(Müslümanlar niçin zayıf, nasıl kavi olurlar? Sorusuna cevap…)

KAVİ

Güçlü, kuvvetli demektir; çoğulu kuvva, kuvvetler…

Kavi esmasına iman ederek, Allah’ın gücünün sınırsızlığını fark et, sonra da kendi gücünün sınırlı olduğunu. Haddini bil, mütevazı ol ve insan kişiliği kazan.

Müminin edebi, zaferi Allah’tan, yenilgiyi kendinden bilmektir: “(Bedir’de) Attığın zaman sen atmadın, Allah attı (Enfal 8/17)” ve Uhud’un ardından “ Bu başınıza kendi yüzünüzden geldi (Ali İmran 3/165).”

Kavi olan Allah, gücü kitap-mizan-demir olarak açıklar (Hadid 57/25); yani vahiy, adalet ve teknoloji.

GÜÇLÜ OLMAK İSTİYORSAN…

Kitabı önüne hakikat olarak koy, Kuran ne diyorsa eksiksiz onu yap. Ehliyet ve liyakate dikkat et, meşveret ve şurayı uygula, merhameti öne al. Devletin dininin adalet olduğunu bil.

ALLAH KÂFİRLERE KARŞI KAVİDİR

Firavun iktidar gücünün sarhoşuydu. Karun para gücünün, Haman da bürokratik gücün esiriydi. Sonuçta onlar yok oldular, İslam yaşadı.

ALLAH MÜMİN KULLARININ ÜZERİNE KAVİ ESMASI İLE TECELLİ EDER

Nasıl mı?

1. Gerçekten iman etmemizi ister: “ Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, en üstün siz olursunuz (Ali İmran 3/139).”

Müslümanlar iman ettiklerini söyledikleri halde, niçin üstün olamıyorlar? Belli ki imanda bir problem var:

1.(a) Allah’ın teklif ettiği imanı eksiltmiştir; Kuran’ın tamamına değil de bir kısmına iman etmiştir.

1.(b) Allah’ın teklif ettiği imana ilave yapmıştır: “ Ey iman edenler, iman edin Allah’a (Nisa 4/136).” Kendi kafanıza göre eksiltme ve artırma yapmadan Allah’ın dediği gibi iman edin.

1.(c) Ya da iman ahlakından mahrumdur. Allah’a inanır, ama güvenmez. İnfakta Allah’a güzel bir borç verdiğine, Allah’ın da bu borcu geri ödeyeceğine güvenmez.

NASİR OLAN ALLAH MÜMİNLERE YARDIM SÖZÜ VERDİĞİ HALDE, BU YARDIM NİÇİN GELMEMEKTEDİR?

“Müminlere yardım etmek üzerimize düşen bir haktır (Taha 20/47).”

Bunun tek suçlusu biziz. Dönüp kendimizi samimiyetle kontrol edelim mi?

- Allaha imanımız ve güvenimiz tam mı?

- Gayretlerimiz noksansız mı?

- Aklımızı kullanıyor muyuz?

- İrademiz imanımıza yansıyor mu?

- Bilgilerimiz yeterli mi? Sürekli gelişiyor mu?

Lütfen herkes elini vicdanına koysun ve kendini notlasın.

Savaşa layıkıyla hazırlık yapmak, Sünnetullah gereğidir: “Siz de onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın (Enfal 8/60).” Bu ilahi emri yerine getirmeden Allah’tan zafer beklemek, Allah’ın rızasıyla, Allah’ın emirlerini karşı kutuplara koymaktır.

Aynı ilke siyasi ve teknolojik araçlar için de geçerlidir. Fransa, “Siber Operasyonlar Komutanlığı” kurarken, biz hala siber savaşçılar olan Hz. Süleyman ve Hz. Musa’yı görmezden gelirsek, Allah’ın yüzüne nasıl bakarız. Rabbimiz Bize ne der?

Bilim ve teknolojik üstünlüğün yoksa yaşam hakkın da, şansın da yoktur. İthal silahla güvenlik sağlanmaz.

Dava, dilde kalan dua ile değil, eyleme ve davranışlara dönüşen çabalarla kazanılır.

Allah duaları önce elimizle, sonra dilimizle yapmamızı ister. Böyle duaları kabul eder.  

Peygamberimiz ve ecdadımız fetihleri ve zaferleri oturdukları yerden yüzlerce binlerce dua ve salavat ile değil, bizzat mallarını ve canlarını ortaya koyarak kazandılar.

ABD, İsrail, Rusya, İran bölgede savaşsın, silah üretsin, biz ise kılımızı kıpırdatmadan sadece okuyalım. Böyle zafer olur mu? Belli ki, olmuyor.

Sonra, elinde kazmayla Hendek kazan Allah Resulü ve gemilerini karadan yürüten Fatih’le mahşerde hangi yüzle karşılaşacağız  

Efendimiz ne güzel demiş: “Güçlü mümin, zayıf müminden daha hayırlı ve Allah’a daha yakındır”

Eğer bir yerde müminler üstün değilse, orada ihtilaflar tefrikaya dönüşmüş demektir.

“Allah’a ve o’nun elçisine tabi olun, birbirinizle didişmeyin. Sonra direncinizi yitirirsiniz. Rüzgârınız da kesilir. Kesinlikle direnin, unutmayın ki Allah direnenlerle beraberdir (Enfal 8/46).”

Mümin; farklılıklarını tanışmak için kullanandır, çatışmak için değil.

Vahdet yara almasın ki, İslam hep güçlü olsun.

Rabbimiz! Çok tembeliz, verdiğin aklı kullanmıyoruz, vahyinden nasip almıyoruz, çünkü anlamadan okuyoruz. Teknolojik gücü kazanma azim ve kararlılığımız yok. Adaleti, liyakati, meşvereti ve merhameti terk ettik.

Rabbimiz! Lütfunla bizi aklımızı kullanmaya yönelt, bilime yönelt, tenzili sancakla tekvini sancağı birlikte göndere çektir bize. Resulü çağa taşımamıza yardım et ki, bize Güzel Örnek olmaya devam etsin.

Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz Allah’ım.

Orhan Arslan




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.