Hurafeci Anlayıştan Allah’a Sığınalım…

Hakan Kurt
15.8.2016

Allah’ın elçisine iftiralar atarak onu pedofili, sapkın cinsel eğilimleri olan, kendisi gibi düşünmeyenlerin kafalarını kesen katil ve savaş esiri mahkûmları köle edinip ırzlarına göz diken bir caniymiş gibi gösteren geleneksel Müslüman kafasının İslam’a kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Bu hurafeci zihniyetin kadına, bilime ve aklı çalıştırmaya karşı ayrı bir husumeti vardır. Arapların örf ve adetlerini, giyim kuşamlarını Allah’ın dini zanneden hurafeci algı, Kur’an’ı tahrif etmekten ve sözlü rivayet geleneğini Allah’ın ayeti gibi kutsallaştırmaktan da çekinmez. Bunların hepsi şeytani birer oyundur (ve bunun gibi yüzlerce örneği vardır.)

Allah’tan önce O’nun elçilerine kul olan, kabir azabına dayanıklı kefen icat eden, Nebi (as)’ı rüyada gösteren terlikler üreten, kutsal sular, elbiseler ve bidat ibadetler üreten, kabirleri Budist tapınağı gibi kutsayıp ölülere tapınan, Allah’a giden yolları şeytani engellerle/aracılarla dolduran ve Emevilerin yıllar içinde sistemleştirdiği paralel dini, Allah kabul ediyor mu ki ben kabul edeyim? İslam dinine karşı üretilen bu hurafe dininden uzağım çok şükür.

Bütün hurafeciler peygamberi rüyada gördürdüklerini, (sorun kime benziyor diye Allah bilir kendi şeyhini anlatacak) 1400 yıllık geleneğin dokunulmaz olduğu ve Peygamberin kendi yurtlarını, evlerini, olimpiyatlarını, sohbetlerini-vaazlarını ziyarete geldiğini savunurlar. Ne hikmetse bütün hurafeleri savunanlar kendilerini hep Ehl-i Sünnet olarak tanıtır ve hep de Ehl-i Sünnet dininin içerisinden çıkarlar…Anlaşılan bu Kur’ansız din anlayışından kurtulmazsak daha çok Fetolar, Haşhaşiler, Allah ile aldatanlar türeyecektir.

Kalabalık olmalarından cesaret alan hurafeciler, kavimlerin çoğunun helak olduğunu ve çok olmanın hiçbir şeyin ölçüsü olmadığını akıllarına bile getirmezler. Kur’an’a göre kalabalık olmak asla yeterli değildir ve hiç bir delil değeri de yoktur. İslam, kişilerin çokluğuna değil delillerin çokluğuna bakar. Nitekim nebi ve resullerin neredeyse tamamına yakını yalnız kalmışlar ve halkın çoğu tarafından dışlanmışlardır. Eğer çoğunluk haklıysa Allah’ın elçileri haksız mıydı?

Allah’ın elçileri yaşamlarında ne çektiyseler “bu kadar âlim-ulema/atalarımız bilmiyor da bir sen mi biliyorsun” zihniyetinden çektirler. Bu noktada soruyorum; “İsa Allah’ın oğludur” diyen Hıristiyanlar diğer bütün dinlerden daha kalabalıktır (2,5 milyar nüfus). Çoğunluğu bize delil olarak gösteren arkadaşlarımız neden Hıristiyan olmuyorlar? Onlar daha kalabalıksa ve daha çok taraftara sahipse, bize çoğunluğu delil getirenlerin Hıristiyan olması gerekmez mi? Şimdi bu kadar teslisçi yanılıyor da siz mi doğru biliyorsunuz?

Sözü fazla uzatmayayım, Yüce Allah şöyle buyurur: “Yeryüzündeki insanların çoğuna uyacak olsan seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar, sadece varsayımlarla hareket ederler. Onlar, sadece yalan söylerler." (Enam, 116)

Hakan Kurt




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.