İNSANLIĞIN BİLİNEN ÜÇ KİMLİĞİ

Mesut Özer
8.6.2017

Herkesin genel olarak bildiği ve yer yerde kullanılan bir slogan vardır: “Bütün İnsanlar Kardeştir.” Ben, Allah'a güvenen birisi olarak buna inanmıyorum! ve bu slogan benim için hiç bir şey ifade etmiyor. Zira etmemesine dayandırdığım şey Rabbimizin; insanlık ailesinin üç tip kimlik altında toplandığına işaret etmesine dayalıdır. Rabbimiz, insanlığın bu kimliğini şöyle sıralamaktadır:

MÛMÎN, KÂFİR VE MÛNAFIK..

MÛMÎN: Kelimesinin tevili ve tefsiri mahiyetinde Kur'ân’ da karşımıza bir sunum olarak çıkan ve tanıdık gelen ayet, Bakara suresinin ilk beş ayetidir:

Elif-Lam-Mim! (DİKKAT! DİKKAT! DİKKAT!)

İşte kendisi hakkında hiçbir kuşkuya yer olmayan bu ilahi kelam, takva sahipleri için bir hidayet rehberidir; o hidayete erenler ki, idraki aşan hakikatlere bütünüyle iman ederler, namazı istikamet üzre kılarlar, kendilerine sürekli lutfettiğimiz şeylerden (ihtiyaç sahiplerine) harcarlar ve onlar sana indirilene de; ahiretin varlığına dair ilahi habere mutmain bir kalple inanmıştırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen kusursuz bir rehberliğe tabidirler; ve işte onlar, evet onlardır sonsuz mutluluğa erenler. (Bakara 2:1-5)

Doğrusu bu ilk beş ayetler, Mûmîn kelimesinin işaret ettiği insan tipinin, ete kemiğe bürünmüş hali olan, meziyetinin açık ve net olarak karşımızda duran biyografisini bize, âdeta yemek tarifi gibi, tarif etmektedir..

KÂFİR: Kelimesinin de, hemen yukarıda sözünü ettiğimiz beş ayetten sonraki devamında gelen ayetlerde, ikinci sırada yerini koruması ve hemen onun ardından da üçüncü sırada da yerini alan Mûnafık kelimesinin olması, doğrusu her daim zihnimizi meşgul ettiği itirafında bulunmak istiyoruz. Rabbimizin kâfir tanımını, fakir, inada binen bir keçiye benzetmektedir. Allah-u âlem! Rabbimizin ikinci kelimeye getirdiği tanım şöyledir:

Şu bir gerçek ki, küfre şartlanmış o kimseleri ha uyarmışsın ha uyarmamışsın, onlar için (ikisi de) bir: iman etmezler. Sanki Allah onların kalpleri ve kulakları üzerine mühür vurmuştur, gözleri üzerinde de bir tür perde vardır gibi; işte onlardır korkunç bir azabı hak edenler. (Bakara 2:6-7)

Yâni; onların bu çirkin tutumları, sanki bunlarda bir tiryakilik var etmiş gibiler: bu tutumlarına tutunmadıkça ve yaşamadıkça kafaları yerine gelmiyor gibiler.

MÛNAFIK: Kelimesiyse en sinsi ve en şeytani duyguları içinde ağırlayan insan tipine dikkatimizi çekerek bizim bu, münafık kelimesinin üzerine eğilmemize yönelik âdeta yol gösteriyor. Esasında bu mûnafık kelimesinin muhteşem ve kusursuz tanımını yapması için fakir, sözü Rabbine bırakıyor:

İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'a ve ahiret gününe inandık der(ler); ama onlar mü'min değiller. Allah'ı ve iman etmiş kimseleri aldatmak isterler; halbuki onlar yalnızca kendilerini aldatırlar; ama bunu (Allah'ın ifşa edeceğinin) farkında bile değiller. Kalplerinde hastalık vardır; Allah da onların hastalığını arttırmıştır ve ısrarlı yalanları yüzünden can yakıcı azabı hak ederler. Aman dikkat, kesinlikle onlar fesatçıların ta kendileridirler, ama bunun farkında dahi değiller. Kendilerine Siz de insanların inandıkları gibi inanın! denildiğinden, Ya biz, ahmakların inandıkları gibi mi inanıyoruz? dediler. Bakın! Onlar var ya onlar, gerçekten de ahmaktırlar; lakin bunun bile farkında değiller. Ama inanan kimselerle karşılaştıklarında Biz iman ettik derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise, Biz sizinle beraberiz, biz (onlarla) sadece alay ediyorduk derler. Allah da onların alaylarına karşılık verir ve onları kendi tuğyanlarına gömülmüş olarak bırakır, şaşkın şaşkın debelenirler. Onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar, bu yüzden ticaretleri onlara kâr sağlamadı; zira onlar doğru yolda giden kimseler değiller. (Bakara 2:8-16)

Demek ki bunlar, Münafıklar yukarıda duran iki kelimenin işaret ettiği kesimlerle, bu tutumlarıyla birlikte âdeta bu ikisi arasında bir köprü tesis ederek, sıkılınca bir o tarafa bir bu tarafa gidip gelmek olarak değil de, bir o tarafta şirin görünmek bir de bu tarafa şirin görünmek için yürütmüş oldukları boş ve beyhude bir kuru siyaset olduğunu görüyoruz. Rabbimizin bizi övdüğü ve birinci sırada zikrettiği o, temiz olan kullarından kılsın Amin.

Mesut Özer

 




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.