İŞİNİZ ÇOK, AMA ZOR DEĞİL; VİRA BİSMİLLAH…

Orhan Arslan
22.4.2016

“Bir de, hayır/iyilik yarışında öne geçip arayı açanlar olacak: İşte onlar Allah'a yakın olanlardır (Vakıa 56/10-11).”

İnsanoğlu yaptığı her işte, en iyisini seçmezse yanlışa düşer. Yani en ikinci değil, en birinci olunacaktır.

En iyiden sapma, yanlış maya kullanmaktır. Yanlış maya, mayaladığı her şeyin kalitesini de, kimyasını da bozar. Sütü, sütlükten çıkartıp yoğurt yapan şey mayadır. Artık süt başka, yoğurt başka olmuştur.

Kullanılan maya faydalı, estetik, güzel, zarif, anlamlı ve amaçlı olmalıdır.

Öldüren değil dirilten, bozan değil düzelten; ıslah eden, değer katandır maya…

Mayası bozuk yanlış eğitimle yetişen yanlış insan,sonunda kötülük üretim fabrikası olacaktır; eğitim, sanat,mimari, politika,vb vb.

Bütün yanlış üretimler habis urdur, kanserdir, terörist imalattır;kısaca toplum barışı için cinayettir.

Mesela Daeş, İslam kisvesi altında teröristtir;eyvallah. Fakatbugün adına İslam denilen 1,5 Milyarlık toplumun,insanlığa kattığı değerleri söyleyebilir miyiz?

Zirve bir medeniyet ortaya koyamayan, bilime katkı sağlamayan, Kur’an’ı anlamayan ve anlatamayan, bugünü dünden daha kârlı olmayan, bulunduğu yerin doğal yed-i emini görülmeyen, bir araya gelmekten aciz bir kitlenin imanına nasıl İslam denir ki?

Tenzili ayetleri anlamadan okumayı sevap sayan, okuduklarını da diriler için değil ölüler için okuyan, Kevni ayetleri zaten okumayan, İnsan ayetini hiç ele almayan bir toplumun başarılı olması mümkün mü? Başarılı da olunmuyor zaten.

Günümüz Müslümanlarına, zalimin karşısında dilsiz şeytan gibi susarak zulme ortak olmaları da cabası.

Peygamberimiz Hz Muhammed’in örnekliğiyle bugünkü Müslümanlar örtüşüyorlar mı? Veya Hz Ömer ile?

Muhatap sadece Müslümanlar mı? Elbette ki hayır. 7 Milyar insana, kadim insani değerleri götürme görevi de size düşüyor.

7 Milyar insanın sorusunu duyuyor gibiyim: “Ey Türkler! Niçin doğru maya üreterek imdadımıza yetişmiyorsunuz, bak kokuştuk?”

İyiMaya’nın tarifini Yaratanımızdan alalım;“Hakikat, Adalet, Meşveret, Liyakat ve Merhamet…”

Aslında harekete geç kalındı bile.

Artık demir alma zamanıdır; buyurunuz Hz Nuh’un duasına katılınız:

BismillahiMecraha ve Mursaha,İnne Rabbi le Gafurun Rahim(yol alması da, demir atması da Allah'ın adıyla olsun; gerçek şu ki, bizim Rabbimiz elbette tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır) (Hud 11/41)."

Yolunuz açık, cihadınız mübarek olsun.

Mayamızı Kuran özüyle yoğuran Rabbimiz. Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

Hayırlı Cumalar diliyorum.

Orhan Arslan




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.