KADINLIĞINI UNUTAN GÜÇLÜ AMA YALNIZ KADINLAR!

Zeki Bayraktar
4.5.2018

.
Bu başlık bana ait değil. Hürriyet yazarı Ayşe Arman’ın Aynur Tartan ile yaptığı bugünkü röportajından. İlgili bölüm şöyle;
.
Ayşe Arman: Peki kadınlar? Onlar neden daha yalnız?
.
Aynur Tartan: Kadınların yalnızlığının nedeni de ergen erkekler. Hiçbir şeyle mutlu olamamak, tatmin olmamak, daldan dala atlamak, sürekli tüketmek, hayatın yükünü üstlenmemek... Tipik ergen davranışları. Erkeklerin de davranış modeli bundan farklı değil. İşin içine ihanet, iflas, hastalık, depresyon, menopoz, andropoz, loğusalık ya da ölüm girince de en önden koşa koşa gidiyor zavallılar! Sonuç? Kadınlığını unutan güçlü ama yalnız kadınlar!
.
Ayşe Arman: Kitabı yazarken uzmanlardan görüşler aldın. Vardığın sonuç ne? Mutlu ilişkinin, evliliğin sırrı nedir?
.
Aynur Tartan: Valla Ayşeciğim, bugün çoğu evliliğin beyin ölümü gerçekleşmiş! Fişe takılı süren, sürdürülen evlilikler bunlar. İşin püf noktası 5S + 1İ formülü...
.
Ayşe Arman: Nedir o?
.
Aynur Tartan: Saygı, sorumluluk, seks, sohbet, sosyallik ve ilgi... Bunu karşılıklı sürdürebilen evlilikler sağlıklı yürüyor.
.
Röportajın ilgili bölümü böyle… Bu konuda söylenecek çok şey var da zamanımız yok… Bu ifadeler, modern yaşamın dayattığı cinsel mottoları savunan ve onları sorgulanamaz gerçekler gibi sunan –modern- bayanların gerçeği itiraf etmesinden başka bir şey değil. 
.
Kadınlar güçlü ama yalnızmış! Neden?... Hiçbir şeyle mutlu olamayan, tatmin olmayan, daldan dala atlayan, sürekli tüketen, hayatın yükünü üstlenmeyen ergen erkekler yüzünden! (ki doğru tespitler bunlar)
.
Peki ama hiç düşündünüz mü acaba, neden ergen erkekler böyle? 
İstediği her an -evlilik/nikah olmaksızın- cinsel ilişki kurabilen, salt bu amaçla birkaç günlük hatta 1 gecelik/günlük partnerler bulabilen, bu konuda sürü ile alternatifi olan ergen erkekler böyle davranmasın da ne yapsın?!!
Hele de bu erkeklerin gündeminde günah/haram kavramı diye bir şey yoksa! Enayi mi bu ergen erkekler ki, altın tepsi ile önlerine sunulan bu haz fırsatlarını kaçırsınlar?!! (dikkat! bu erkekleri aklamıyorum, durum tespiti yapıyorum, yoksa bu tarz yaşamın erkekleri de kadınları da -bana göre- eninde sonunda mağdur ama daha çok kadınlar mağdur, maalesef...)
.
İşin özü şudur; Cinsel özgürlüğü savunan modern kadın, kendi ayaklarına kurşun sıkmaktan başka bir şey yapmıyor. 
.
Sürekli olarak –ve yalnızca- bedenine/dişiliğine yatırım yapan bir kadın kendisini kazanamayacağı bir yarışa sokmuş ve bedenini bizzat kendisi tarafından kısa süreli bir tüketim nesnesi haline dönüştürmüş demektir.

Çünkü bedeni er ya da geç deforme olacaktır. Daha da önemlisi arkasına düşeceği bir başka –kadın- bedeni mutlaka olacaktır. Yani modern kadın, kendisini kaybedeceği bir yarışa sokmakta ve sonunda da kaybetmektedir.

Çünkü yatırımını geçici olan bedenine/dişiliğine yapıyor. Oysa beden er yada geç deforme oluyor. Olacak. O kalıcı da değil özgün de değil. Ama kişilik hem kalıcı hem özgün... 
Ayrıca, dişiliğin kişiliğe bir katkısı yok iken, kişiliğin dişiliğe olan katkısı eşsizdir.
Hem kalıcı hem eşsiz...

 

Zeki Bayraktar




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.