Kendisinden Emin Olunan Kimselerden Olmak

Davut Yatkın
7.3.2018

Ahlakın, vicdanın dibe vurduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Utanç verici günler, utanç verici vicdansızlıklar görüyoruz. Değerin, ahlakın yok sayıldığı, hiç sayıldığı, ahlaksızlıkların alkışlandığı, ahlaksız kişiliklerin yıldızlaştırıldığı, pohpohlandığı bir medya sürecinden geçiyoruz.

Yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede, müslümanlar olarak ahlaksızlıkta rekor düzeye çıkmış durumdayız. Dünya ölçeğinde ahlaki değerlerin, huzurun, güvenin, erdemin temsilcisi bizler olmamız gerekirken, maalesef en güvensiz en ahlaksız tavır ve davranışlar sergileyen ülkeler arasında yer alıyoruz.

Toplum olarak, müslüman kimliğimizi, islam ahlakını maksimum düzeyde ortaya koyamadığımızdan dolayı ahlaki değer ve erdemlerin güçlü savunucuları olamıyoruz. Ahlaksızlıkların, tecavüzlerin, çocuk istismarcılığının önüne geçemiyoruz. Bunda medya/basın ve basının bir kolu olan televizyon dünyasının da payı oldukça büyük. Yayınlanan dizilerdeki kötülük ve ahlaksızlıkları simgeleyen toplumun iyi gördüğü kişilerin rolleri toplumun, ahlaki yapısını dejenere etmektedir.

Geçmiş yıllarda sinema dünyasında ahlaksız rollerde olan karakterlerin, televizyon sayesinde kitlelere sevdirilmeye, sempatik gösterilmeye çalışılması içerisinde bulunduğumuz ahlaksızlıkların ne boyutta olduğunu göstermektedir. Çocuk istismarını, tecavüzleri, tacizleri protesto eden bir kısım sanatçıların bu gibi rollerde oynamamaları gerek. Bu gibi senaryoları kabul etmemeleri gerek. Ancak görülüyor ki hem ahlaksızlıklarda payları olup hem de eleştirmeleri başka bir garabet içerisinde olduklarını göstermektedir.

Aynı şekilde ilgili mercilerin bu tür yayınlara imkân vermemesi gerek. Şayet yayına girmişse toplumun bu konuda gerekli haklı protestolarını, haklı tepkilerini en şiddetli şekilde ortaya koyması gerekmektedir.

Diğer taraftan Çocuk istismarı konusunda ceza verilmesi noktasında yetkililerin de hala ağır hareket etmeleri, işi yavaştan almaları maalesef başka problemlerden birisidir. Bu kadar önemli, bu kadar hassas bir konuda, yavaş ve ağır hareket etmeleri anlaşılabilir bir şey değildir.

İdeolojik saplantılar, ideolojik çıkar politikaları ve politik saplantılar nedeniyle ciddi anlamda yasalar çıkarılmış değildir.

İslam dünyasının temsilcisi konumunda olan Türkiye halkları ve özelde müslümanlar olarak ahlaki değerlerimizi, erdemlerimiz islami yaşam biçimlerimizi hayata geçirerek en iyi şekilde yaşamamız gerekmektedir.

Resulullah’ın ‘’İslam güzel ahlaktır.’’ İlkesinden hareketle en iyi yaşayan örnek kişilikler olmamız gerekmektedir. Bu anlamda kendisinden ve davranışlarından emin olunan, kendisinden bir zarar dokunmayan kimseler olma noktasında davranışlar sergilemeliyiz.

 

Davut Yatkın

 

 

 




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.