Milli magandalık!

Nizamettin  Baraçkılıç
15.2.2018

Önümde bir konvoy; bayraklar, meşaleler, kornalar, son ses müzik ana caddeyi kapatmışlar, ağızlarından salya akıta akıta boyun damarları şişmiş, şah damarları çatlarcasına bağırıyorlar. Ellerinde silahlarla ateş ede ede ilerliyorlar!

Sanırsın anarşistler bir köyü işgal etmeye gidiyor ama bir bakıyorum ki sloganları "Vatan, Bayrak, Şehadet!”

Şehadet sevdası için insanların huzurunu bozmayı, canların tehlikeye atmayı meşru sayıyorlar.

Bir farzı yerine getiricem diye 10 emri çiğnemek akıl karı mı diye düşünüyorum!

- Ortalarında polis aracı beliriyor!

- Şimdi müdahale edecek galiba diyerek seviniyorum!

Konvoyu sollayıp ara sokağa giriyor, peşinden ilerliyorum, önüne bir konvoy daha çıkıyor!

- Galiba bunlara müdahale edecek diye düşünüyorum, onlara da yol veriyorlar!

Ve arka sokaklara doğru ilerleyip kayboluyor.

ALO:

Polis memuru: Buyurun 155 nasıl yardımcı olabilirim!

Ben: Telefonumu neden açmıyorsunuz!

Polis memuru: İlk aramada açıldı beyefendi!

Ben: Diğer hattımı 35 dakikadır bekletince başka hattan aradım!

Polis memuru: Konu nedir!

Ben: Tavırları magandalık boyutlarına ulaşan kendilerine “asker konvoyu” süsü vermiş kişiler “silahlı ve kontrol dışı” ilerliyorlar.

Polis memuru: Bir ekip yolluyorum.

Ben: Bunu 1 saat önce de söylemiştiniz!

Polis memuru: Ne yapabiliriz yoğunluğa göre… Çat telefon kapanıyor!

Sürekli yaşadığım sorun! Emniyet telefonlarımı açmaz oldu!

Sokağımızda da aynı magandalığı yapan bir gurubu bu yüzden uyarınca ” Ülkücü hareket Sultangazi şube müdürü” olduğunu ve banim canıma kast edeceğini söyleyen bir kişi  “10 kişi ile” üzerime yürüdü.

Yaşadığım semtten örnek vereceğim. Ki bilmediğim yerler hakkında yorum yapmış olmayayım!

Sultangazi’nin 3 Ana Caddesi “Eski Edirne asfaltı” –  “1. Cebeci Caddesi” ve Sultangazi Belediyesi’nin önündeki  “Atatürk Bulvarı”  maganda kortejine o kadar çok şahit oluyor ki; bir Allah’ın günü Polis ekiplerinin bu olaya müdahale ettiğini gördüğüm olmadı. Belediye’nin ya da Sultangazi kaymakamlığının bir uyarı tabelasını gören varsa  bana ulaştırsınlar bu köşeden tekzip ile yayınlamaktan gocunmayacağım.

Aynı hareketler Gazi mahallesinde  “farklı söylemlerle” yapıldığında devlet polis ve diğer ekipler bunu terör hareketi olarak görmüş ve ellerindeki bütün imkânlarla bu olaylara müdahale etmişlerdi.

Her mahallesine yeni karakollar yapmışlar ve zırhlı ekip araçları sürekli devriye atar hale getirilmişti.

Nefsi müdafaa nasıl Allah’ın izin verdiği bir iş ise, magandalık ne adına yapılırsa yapılsın izin verilmemesi gereken bir konudur!

Bu magandalık halk arasında o kadar çok ilerledi ki bu iş uyaranların linç edilmesine kadar vardı. Birkaç ay öncesine kadar konu Kur’an ve geleneğin uyarılması demeçleri verilirken savaş ruh hali ile Allah’ın lanetlediği ne var ise meşrulaştırılma yoluna gidildi.

Bu gözü dönmüşlüğe ne isim verirseniz verin “Vatan müdafaası” vs. magandalık, magandalıktır…

Devlet daha ciddi önlemler almalıdır.

TSK bu konuda bir birim oluşturmalı ve askerlik öncesi hakkında zabıt tutulan askerleri geri hizmette ya da sürgün karakollara yollamalıdır.

Daha sokağındaki semtindeki insanların canını malını düşünmeyen adamların yaptığı askerliğin ne onlara nede bize bir fayda sağlamayacağı aşikârdır.

İnsanlardan öylesi var ki dünya hayatıyla ilgili sözleri seni hayran bırakır. İçinde olana da Allah’ı şahit tutar ama aslında o, yaman bir düşmandır. 

Eline fırsat geçince tabiatı bozmaya, kaynakları ve nesilleri etkisizleştirmeye çalışır. Allah tabii düzenin (tabiatın) bozulmasını istemez. 

Ona: "Allah'tan çekin!" denince günahıyla övünmeye başlar. Onun hakkından cehennem gelir. Ne kötü yataktır o! (Bakara,2/ 204-206)

Not: Bir kişinin şehit olup olmadığını belirleyen devlet değildir. Devletin belirlediği “Şehit Nişanesi” o kişinin devlet tarafından sağlanan maddi imkân ve rütbelerin korunması içindir. Kişinin ne için öldüğü ve canının cehenneme mi, cennete mi gideceğini belirleyen Allah’tır ve bunu Allah’tan başka kimse de bilemez! … ” İçinizde olanı da bilen Allah’tır. (Tegabun 64/4)

Bir kişi sizi bu konuda uyarıyor diye onu kurtların önüne atıp linç etmeye hakkınız da yetkinizde yoktur.

Osmanlı zamanında bu iş kılıçlı zabitlerin keyfine bırakılmıştı, şimdilerde ise sosyal medyadaki gelenekçilerin haysiyet cellatları tarafından karalama kampanyası şeklinde devam ettiriliyor!

Allah canınız alsın, nasılda yalana sürükleniyorsunuz!

 

Nizamettin Baraçkılıç

 




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.