Paralel Dinin Doğuracağı Darbeler

Fehmi İlkay Çeçen
25.7.2016

Hurafeler ve batıl inanışlar sanıldığı kadar masum ve zararsız değildir. Saçma ve asılsız olan inanışlar birileri için son derce önemlidir. Dini ya da siyasi liderlerinin bütün görüşlerini doğru kabul edip, kitaplarını kutsal sayan zihniyetin kan dökmesi ve fesada neden olması an meselesidir.

Sapkınlar iman ettikleri yalanları yaymak uğruna kan dökmeyi ve can yakmayı ibadet zannederler. İktidar hırsları, menfaat ve makam edinme arzuları insanın gözünü döndürünce kendisi gibi düşünmeyenleri düşman ve hain ilan eder.Çünkü hurafenin ve hırsların verdiği sarhoşluğun etkisi uyuşturucudan çok daha fazladır, tesiri çok daha uzundur. 

Hurafe yayan fesatçılar kendilerinin hain olduklarını asla kabul etmezler. Onlara göre yaptıkları Allah rızası için bir devrim ve aydınlanma hareketidir. Peki, bunca zulmü gözünü kırpmadan işleyen bu canilerin vicdanları neden rahat? Sığındıkları ne var? Hangi duygularla hareket ediyorlar ve neye inanıyorlar?

Bunun cevabı tartışmasız dinci fanatizmdir. Fanatizm öylesine vahşi ve korkunç bir duygudur ki, bu cinnete yakalan kişi insanları öldürmekten zevk alır, vampirlerin bile akıtamayacağı kadar kan akıtır. Allah adına soygun, talan, işkenceve sömürü alır başını gider. Bu öylesine sessiz bir darbedir ki uyuşan halk durum fark edemez. Aldatıldığını bilmediği için karşı da koyamaz.

Yüzyıllar boyu yapılan haçlı seferleri, siyonist zulüm ve “ezilmek kaderinizdir” diyen emevi vahşeti bunun kanıtı değil mi? Bu kişileri rahatlıkla zulüm yapmaya iten din adamı kılıklı şeytanların yazdıkları kitaplardır. Bu kitaplar çalmayı ve öldürmeyi mübah görür, buna inanan canavar da gereğini yapar. Öfkemiz din ve dindara değil, dini sömüren bu canavara yönelik olmalıdır.

Hurafe putuna karşı Müslümanları Allah rızası için ilimle ve kalemle cihada çağırıyoruz. Müslüman olarak ilk vazifemiz her şeyden önce “Allah ile aldatılmamayı” öğrenmektir. Yüce kitabımız Kur’an, insan doğasına en uygun dini önerdiği gibi uydurulan dine karşı da uyarmıştır. Din adamlarının doymazlığına, din sömürüsüne, hurafelere tavır alan kitabımızın ilk emrinin ikra/oku olması boşuna değildir. Biz doğruları ve yanlışları öğrenmek için okumazsak hurafe putuna kul olanlar bizim canımıza okurlar. Unutmayalım ki her yanlış eylem temellerini yanlış inanışlardan alır dolayısıyla hurafelerle mücadele etmek aslında darbelerle mücadele etmektir.

Müslümanlar Kur’an’ın uyarısına rağmen maalesef hurafeci şiddet hastalığının esiri olmuşlardır. Şuan elimizin altında olan bazı dini kitaplarda insan hayatına son vermeyi emreden ya da güzel gösteren yığınla ifade mevcuttur. Şeyhine ya da hocasına bağlılık adına insan öldürmeyi ibadet gibi gösteren pasajlar hiçte az değildir.

Dini liderini tanrı gibi gören onun emirlerini ilahi/kutsal kabul etmeyecek mi? Hocasını kâinatın imamı kabul eden onun hatırına dünyamızı mahvetmeyecek mi? Eğer iktidar, fanatik duygular taşıyan bu canilerin eline geçerse, mesela savaş uçaklarına sahip olurlarsa ne olur?

Batıl ve kaynaksız din anlayışıyla bırakın başkalarını İslam’a ısındırmayı kendi gençliğimizi de dinimizden soğutmuş oluruz.

Yaşadığımız facialar ve ihanetler bizi uyandırmayacaksa peki, bizi ne uyandıracak? Bu gözü dönmüş caniler hangi kitapları okuyorlar, kimlerden etkileniyorlar, nerelerden besleniyorlar bunları sormamız gerekmiyor mu? Bu tipleriyönlendiren kaynakları araştıralım vehurafecilerin neleri göze alabileceklerini tekrar tekrar düşünelim.

Din sömürücüleri insanlığın en tehlikeli düşmanlarıdır. Yüce Allah Bakara suresinin 204 ve 205. Ayetlerinde şöyle buyurur:

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Hâlbuki O, düşmanın en yamanıdır. İş başına geçtiğinde ise yeryüzünde fesad çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için uğraşır. Allah ise fesadı sevmez.”

Hurafe kusan kitaplardan kurtulmadan dini sömüren çetelerin sonu gelmeyecektir. Dikkatlice araştırıldığında görülecektir ki geleceğimiz ve gençliğimiz uydurulmuş dinin tehdidi altındadır. Hurafelerle dolup taşan bir yığın kitabı halkımıza tavsiye ediliyorken, cami kürsülerinde kendisi gibi düşünmeyenleri fişleyen dinci cuntalar varken yeni darbeleri bekle Türkiye’m…

 

Fehmi İlkay Çeçen




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.