Saldırıya Açık Camiler!

Nizamettin  Baraçkılıç
15.9.2017

Müslümanların yönetimi altında olan ülkelerde toplumda infiale neden olan bir olay gerçekleşirse top Tanrı’ya atılır. “Takdiri İlah’i!”

Geçtiğimiz günlerde Meksika’da 8.1 büyüklüğünde deprem oldu![1] Depremde 58 kişi öldü.

Türkiye’deki 17 Ağustos depremi Richter ölçeğine göre 7,5 Mw. Ölen sayısı 18.000! [2]

Bizim tabirimizle gâvur memleket Müslüman olan bir memleketten daha fazla sallanıyor ama Müslüman memlekette ölü sayısı daha fazla!

İnanıp güvenenlerin en yakını (velisi) Allah’tır; O, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.” (Bakara,2/257)

Bu ayetlere bakınca “Allah’ın bizi koruması ve kollaması gerekirken ölü sayısı neden bizde daha fazla oluyor?” sorusunun cevabını vermeden önce bir iki örnek daha vermek istiyorum!

Soma faciasında ölenlerin[3] sayısı 283!  ve bu felakete verilen kısa cevap şu olmuştu!

- Bu işin fıtratında var![4]

Bugün Cuma namazı kılmak için gittiğim İstanbul’un tarihi olarak en eski ve en büyük camilerden birinde kamet verilince koruma görevlileri de bizimle beraber namaza durdu!

Kapılarda hiç güvenlik görevlisi kalmadı!

Ardımızdan bir saldırı gerçekleşse “Şehit oldular” - ” Takdir’i ilahi” “Teröristlere gereken cevap verilecektir” gibi klişe söylemlerden öteye bir şey yapılamayacaktı.

Bizler de tedbirsizliğin kurbanı olduğumuzla kalacaktık!

Kur’an’ı Kerim’de ”Takdiri ilahi”  (Allah’ın koyduğu ölçüler)’le işlerin gerçekleştiğini bildiren ayetler olduğu gibi  “Önlem alınmasını emreden ayetler de” vardır.

Yolculuğa çıktığınızda, ayetleri görmezden gelenlerin (kafirlerin) size saldırı yapmasından korkarsanız, o namazı (yolculuk namazını) kısaltmanızda bir günah yoktur. Çünkü kafirler, size açık düşmandırlar. 

İçlerinde olur da onlar için namazı tam kılarsan, onların bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar ve silahlarını kuşansınlar; (ilk) secdeyi yaptıktan sonra çekilsinler; bu defa namazı kılmamış öbür kısım gelsin, seninle namaz kılsınlar, tedbirli olsunlar ve silahlarını kuşansınlar.

Kafirler ister ki silahlarınızdan ve eşyanızdan uzak kalasınız da üzerinize ani bir baskın yapsınlar. Yağmurdan zarar görür veya hasta olursanız, silahlarınızı bir yere koymanızda bir günah yoktur ama tedbiri elden bırakmayın. Allah, o kâfirlere küçük düşürücü bir azap hazırlamıştır.                                                                                                                                            (Nisa 4/101 - 102)

Gördüğünüz gibi tedbir önlemini almamızı isteyen Allah’u Teâlâ’dır.

Cuma namazı (Cuma 62/9)’da emredilirken “daha hayırlıdır” ifadesi geçer. Bu ifade o ibadetin şartlarını yerine getiremediğimizde Öğlen namazını kılarak vakitle alakalı görevimizin yerine gelmiş olacağını ifade eder.

Resulullah bu konu ile alakalı bir hadisi de şöyledir:

“Erkekler ve kadınlardan cumaya gelecekler yıkansınlar. Gelemeyecek erkekler ve kadınların yıkanmaları gerekmez.(Beyhaki Cuma 3/188.)

Bir gazeteci adını hatırlamıyorum Rahmetli Necmettin Erbakan’ın konutuna gittiğinde kapıda hiçbir güvenlik personelini göremediğini daha sonra gelen görevlilere nerede olduklarını sorduğunda ise

- “Namazdaydık!” cevabını verdiğini hatırlıyorum.

Vel hâsılı kelam bu gibi yerlerde korumalar belirlenen bir sıralama ile değişimli olarak Cuma namazını kılabilirler. Ve gündelik namazlarını da görev yerlerini boş bırakmamak kaydı ile dönüşümlü olarak gerçekleştirebilirler.

Nöbet yerlerini terk edemeyenler (Bakara 2/238-239) ‘da geçen  “Eğer korkarsanız namazı, yürüyerek yahut binek üstünde kılın. Güvene kavuşunca, bilmediğiniz şeyleri size öğreten Allah’ın öğrettiği gibi (namaz kılarak) Allah’ı anın”. İfadesi gereği oturdukları yerden de kılabilirler.

Bu sadece onlar için değil diğer kuruluşlardaki kişiler içinde geçerlidir. Bana bu konuda soru soran İETT şoförüne de aynı bilgiyi vermiştim.

------

Tedbirle ilgili son bir hatırlatma: Rüzgâr enerjisi günümüzde rağbet gören bir sistem! Bu sistemin büyük getirileri olduğu gibi büyük sorumlulukları da olacaktır.

Bugün rast geldiğim ama geçmiş yıllarda olduğunu öğrendiğim bir olay[5] içimi burktu. Rüzgâr tribünlerine çıkan iki mühendis aniden başlayan bir yangından dolayı mahsur kalıyorlar. Biri yangın korkusunda atlayarak ölüyor biriside alevler yüzünden.

Milyonlarca dolar hasılat elde ettiğiniz Rüzgâr tribünleri hiçbir insanın hayatından önemli değildir. Umarım bu konuda da tedbirler alınır. Bu gibi olaylarda güvenli atlayış gerçekleştirebilecekleri “bungee jumping” halat sistemi ya da daha güvenli bir yol bulunabilir.

 

Son söz Allah’ın:

Allah, gerekli gayreti göstereni doğruya yöneltir.” (Bakara 2-213)

 

Nizamettin Baraçkılıç

________________________________

[1] http://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/meksikada-8-1-buyuklugunde-deprem-tsunami-uyarisi,_ThLsyT4dk-LE-MFW0Qy8g

[2] http://www.star.com.tr/guncel/17-agustos-1999-depremi-kac-siddetinde-oldu-kac-kisi-oldu-haber-1246865/

[3] http://www.posta.com.tr/maden-ocaginda-olenlerin-isimleri-haberi-228268

[4] https://www.youtube.com/watch?v=CL79HemDnCU

[5] http://enerjienstitusu.com/2013/11/15/ruzgar-enerjisi-turbini-yangin-kaza-ariza/




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.