TALİBAN İDEOLOJİSİNİN BESLENDİĞİ KAYNAKLAR

Faizullah Fayyaz
4.12.2017

Bu başlığı atmamın sebebi kendilerini Ehl-i Sünnet vel-cemaat olarak tanıtan kişilerin aslında beğenmediği ve eleştirdiği gruplarla aynı kaynaktan beslendiğini ortaya koymaktır. Çünkü Ehl-i Sünnet taifesinin eleştirdiği Taliban ve benzeri örgütlerin de Ehl-i Sünnet vel-cemaatin savunduğu ve beslendiği kaynaklardan  beslenmektedirler. Şimdi bu iddiamızı temellendirmek için önce Taliban’ın kim olduğunu biraz tanıyalım sonra da beslendiği kaynaklar ve savunduğu görüşlerin hangi görüş olduğunu anlamaya çalışalım.

TALİBAN: Talib kelimesinin çoğuludur. Talib Arapça kökenli bir kelime olup Arapçada bir şeyi isteyen kişi anlamına gelir. Afganistan’da dini medresede ders okuyan öğrencilere Talib denir. Taliban ise Talib kelimesinin Farsçadaki çoğuludur. Taliban hareketinin kurucuları Pakistan ve Afganistan’daki dini medreselerde okuyan ve aynı medreselerde Müderrislik/hocalık yapan kişiler oluşturduğu için başlangıçta kendilerini böyle isimlendirmişlerdir. Daha sonra Taliban hareketi, kendilerini  İmaret-i İslâmi Afganistan / Afganistan İslam Emirliği hareketi olarak tanımlamışlar ve hala da bu ismi kullanmaktadırlar.

Görüldüğü üzere Taliban’ı kuran kişiler Pakistan ve Afganistan’daki dini medreselerde hocalık ve talebelik yapan kimselerdir. Şimdi gelelim asıl konuya Taliban’ın yetiştiği bu medreselerde hangi görüşler benimsenmekte, bunu anlayabilmek için kanımca bu medreselerde okutulan kitaplara göz atmak kâfidir.

Afganistan ve Pakistan’daki dini medreselerde okutulan kitapları bu medreselerde bizzat talebelik yapmış birisi olarak belirtmem gerekirse bu medreselerin hemen hemen hepsinde ilk önce Sarf sonra Nahiv bu iki ilimde biraz ilerleme sağlandıktan sonra mantık Belagat, Fıkıh, Fıkıh Usulü Akait, Tefsir, Hadis ve Miras ilimleri okutulur.

 Sarf-Nahiv-Mantık ve Belagat Arap dilini öğrenmek için ULÛM-U ALİYYE (Alet ilimler) başka bir tabirle bu ilmeler Arap dilinin grameri sayılır dolaysıyla bu ilimler insan düşüncesinin şekillenmesinde bir etkisi yoktur. Yalnız şunu belirtmekte fayda var Afganistan ve Pakistan’daki dini medreselerde bu ilimlerden de klasik dönemde yazılan kitaplar okutulur siz değerli okuyucuların kafasını karıştırmamak için bu ilimlere dair okutulan eserleri zikretmeyeceğim.

Şimdi bu yazımızın ana gayesi olan Ehl-i Sünnetin ana kaynakları arasında sayılan fıkıh eserlerinin Taliban’ın yetiştiği medreselerde aynısının okutulduğunu ve Taliban’ın da aynı kaynaktan beslendiklerini ve bir konuda hüküm verirken bu eserleri esas aldıklarını belirtmek isterim.

Gerek Ehl-i Sünnet vel-cemaat gerek Taliban ve ideolojisine göre dini hükümlerin kaynağı dörttür. Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas zaten aksini düşünmek mümkün değil.

Bu şekilde fıkıhta Ehl-i Sünnetin en büyük mezhebi olarak kabul ettikleri Hanefi mezhebi oluşmuştur. Bu mezhep esas alınarak yazılan kitaplarda Afganistan ve Pakistan’daki dini medreselerde okutulmakta ve bu eserlerin hep doğruları içerdiği kanaati hâkimdir. Aynı şekilde hadisten de Ehl-i Sünnet vel-cemaat mensuplarının en sahih hadis kitapları olarak kabul ettikleri başta Sahihu’l Buhari olmak üzere Kütüb-i Sitte, tefsirden de Tefsir-i Celaleyn başta olmak üzere Ehl-i Sünnetin güvenilir tefsirler olarak kabul ettikleri Nesefî, İbn Kesir, Beyzavî ve Taberi’nin tefsirleri okutulur.  

Görüldüğü üzere Taliban ve İŞİD gibi grupların beslendiği kaynaklar ile kendilerini Ehl-i Sünnet vel-cemaat olarak tanimlayangrupların beslendiği kaynaklar aynıdır. Zaten Taliban da kendilerini Ehl-i Sünnet vel-cemaat olarak takdim eder. Bu iki grup Ehl-i Sünnet arsındaki farkı ortaya koymak gerekirse aslında her iki grubun da beslendiği kaynak aynı olduğundan dolayı teoride bir fark yoktur, fark pratiktedir.

1. Taliban ve benzeri gruplar kendilerince hep doğruları içerdiğine inandığı kitaplardaki yazılanları bizzat uygulamak için bu eserlerde yazılan esaslara göre bir düzen oluşturmak gerektiğini savunur. Şayet aksi bir düzen söz konusu ise bu düzeni yıkmak için Cihat etmenin/savaşmanın farz olduğunu söylerler çünkü Ehl-i Sünnet vel-cemaate göre İslam dini kendilerinin doğru olduğuna inandıkları şu dört mezhebin (Hanefî - Şafiî - Malikî - Hanbeli) görüşlerinden ibarettir. Oysa bu Mezheplerin hiçbiri yok iken de İslâm dini vardı ayrıca ne Muhammed (sav) ne de Onun sahabesi bu mezheplerin hiçbirine tabi değillerdi.

2. Taliban ve benzeri gruplardan kendilerini ayıran hatta bunları eleştiren fakat kendilerini Ehl-i Sünnet vel-cemaatin birer mensupları olduğunu iddia edenlere gelince, bunlar Taliban ve benzeri grupları eleştirirler fakat bu grubun göz ardı ettikleri noktaysa kendilerinin inandığı ve doğruluğunu da hararetle savunduğu görüşlerin. Taliban ve benzeri grupların inandığı görüş ile aynı olmasıdır. Bu iki grup arasındaki tek fark birinci grup (Taliban ve benzeri gruplar) Ehl-i Sünnetin görüşlerini  hem teori hem pratikte uygularlar. İkinci grup (Taliban ve benzeri gruplar dışında kalanlar) ise Ehl-i Sünnet vel-cemaatin  mezhepleri esas alınarak yazılan eserlerin hep doğruları içerdiğini savunurlar ancak bu mezheplerdeki kimi hükümleri teori de savunurlar fakat ellerinde imkan olmadığı içindir belki pratikte uygulayamıyorlar.  Buna rağmen bu eserlerdeki hükümlerin Kur’an-i kerime aykırı olduğunu söyleyenleri Ehl-i Sünnet düşmanı dolaysıyla İslâm dininin düşmanı olduğunu söylemekten geri durmuyorlar.

Kısaca belirtmek gerekirse İslam dünyasında dinin tek kaynağı olan ve sıhhatinde zerre kadar şüphe olmayan Allah’ın yüce kitabı Kur’an-i Kerim dururken çeşitli siyasi ve ideolojik sebeplerden ötürü doğan ve Kur’an-i Kerimi kendi ideolojisine uyarlamak için ayetlerde ivec (عوج) yaparak yazılan eserlere uyulup ve doğru din bu dur diye insanlara anlatılırsa neticede Taliban ve benzeri grupların çıkması kaçınılmazdır. Taliban ve benzeri grupların İslam dünyasından silinip atılması için kanaatimce yapılması gereken tek şey herkesin dinin tek kaynağı olan Kur’an-i kerime sımsıkı sarılmasıdır. Nitekim yüce Mevla Âli İmrân Sûresinin 105. Ayetinde şöyle buyurmaktadır. Allah'ın ipine (Kur’an’a) hep beraber sıkı sarılın, uzakta kalmayın.

 

Faizullah Feyyaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.