TATİLDEKİ TANRI’NIN GEREKSİZLİĞİ

Nizamettin  Baraçkılıç
11.1.2017

Geleneksel kader anlayışına göre Allah, ezelden senaryosunu hazırlayıp tatile çıkmış bir senaristtir.

O'ndan yardım dilemeniz anlamsızdır.

Senaryoya müdahale etmeyeceğinden size yardım edilmez.

 

Adalet istemeniz anlamsızdır.

Başınıza kötü şeylerin gelmesini O’nun takdiridir.

 

Nebi Resul göndermesi anlamsızdır.

Nebi Resul'e uysanız da uymasanız da sonuç değişmeyecektir

 

Takdir ettiğinden başkası olmayacağından cehennemlik olarak yazıldıysanız

 

- Namaz kılmak

- Oruç tutmak

- Hacca gitmek

- Zekat vermek

- Kelime-i şehadet getirmek (Müslüman olmak)

sizi kurtarmayacağı gibi,

 

Cennetlik yazıldıysanız;

 

- İçki,

- Kumar,

- Zina,

- Ahlaksızlık,

- Hayasızlık

- Fenalık

ve hatta Kafir olmanız sorun olmayacaktır.

 

Geleneğin anlayışına göre Allah, sadece tatilde değil,

Aynı zamanda senaryolarında yazdığı şeyleri bir köşede sessiz sedasız izleyen haşa bir sadist konumundadır.

 

Küçük çocukların öldürülmesi,

Savaşlar,

Tecavüzler,

Şiddet,

Terör,

Nükleer patlamalar

Ve cehennemde çeşitli yöntemlerle işkence etmek başka nasıl izah edilebilir...

 

................. Neyse ki ;

Gücü elinde bulunduran Rabbin, onların yaptıkları tanımlamalardan uzaktır. (Saffat 37/180)

Kaderi birkaç ayetle açıklayalım:

Her şeye bir ölçü koyan Allah'tır. (Bakara 2/20) vb. ayetler Kaderin “ölçü” demek olduğunu;  

Senin Rabbin, onların tercih etme hakları olan şeylerden tercih edip seçtiğini yaratır. (Kasas 28/68) vb. ayetler tercih etme hakkımızı; 

“De ki: “Allah, sapıklığı tercih edeni saptırır, doğruya yöneleni de kendine yöneltir.” (Ra’d 13/27) 

Tercihi Rabbin yapsaydı yeryüzünde kim varsa hepsi topluca iman ederlerdi. Mümin olsunlar diye onlara sen mi baskı yapacaksın? (Yunus 10/99) vb. ayetler tercihimizin yönünün bize ait olduğunu/kaderimizin tercihlerimizin neticesi olduğunu;

“Başınıza gelen her şey kendi elinizle yaptığınız sebebiyledir, birçoğunu da affeder.”(Şura 42/30) vb. ayetler tercihlerimizin sonuçlarını;

“İnsanlardan kimi der ki: "Rabbimiz! Bize bu dünyada ver!" Onun Ahirette alacağı bir şey olmaz. Onlardan kimi de der ki: "Rabbimiz! Bize bu dünyada güzellik ver, Ahirette de güzellik ver. Bizi o ateşin azabından koru!" Bunlardan her birine kazandıklarından bir pay vardır. Allah hesabı çabuk görür.” (Bakara 2/200-202) vb. ayetler de çalışmamızın karşılığını alacağımızı; 

Allah, kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemez. Kişinin kimi kazancı lehine, kimi kazancı da aleyhinedir.  (Bakara, 2/286) vb. ayetler sorumlusu olmadığımız şeyin mağduru olacağımızı; 

Sakın Allah’ı, yanlışlar içinde olanların yaptıklarından habersiz sanma. Onları sadece gözlerin dona kalacağı güne kadar erteliyor. (İbrahim 14/42) vb. Ayetler de Allah’ın imtihan şartları için koyduğu kuralları belirtir. 

................

Son bir not: ezelden yazılmış kader anlayışının müşriklere ait olduğunu belirten şu ayetle yazıma son vermek istiyorum:

“Müşrikler diyeceklerdir ki: “Allah mümin olmamızı tercih etseydi ne biz şirke düşerdik ne atalarımız. Bir şeyi haram da kılmazdık.” Onlardan öncekiler de bu yalana sarıldılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki: “Yanınızda bununla ilgili bir bilgi var mı ki, çıkarıp bize gösteresiniz. Siz sadece tahmin yürütüyorsunuz; siz sadece atıyorsunuz. / De ki, susturucu delil Allah’ınkidir; Tercihi Allah yapsaydı elbette hepinizi yola getirirdi.” (En’âm 6/148–149)

Anlık hareketlerimize / tercihlerimize bağlı an be an örülen kader sonsuz bir kudret ve gücün eseridir

Yani Allah (c.c.)’ın… 

Selam ve dua ile…

Nizamettin Baraçkılıç

 

 

 




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.