Türkiye’nin İlk "Lezbiyen Evliliği"

Nizamettin  Baraçkılıç
5.9.2017

Ampütasyon, tıpta vücudun herhangi bir bölümünün alınmasıdır. Genellikle bu terimin bir bölümünün veya tamamının cerrahi olarak çıkarılması ile sınırlıdır.[1]

Türkiye, geçmişte erkeklik cinsel organını ampütasyon sistemi ile tahrip eden Bülent Ersoy’un evliliklerini[2] çok konuşmuştu. [3]

Son zamanlarda da benzer bir yöntemle Kadınlık Cinsel organını ampüte eden ve onun yerine “koldan ya da vücudun uygun bir yerinden alınan kas parçası ve manuel pompa yardımı ile cinsel organ benzeri et parçasına sahip olan[4] Rüzgâr Erkoçların Lezbiyen evliliği[5] ile gündemini meşgul etmektedir.

Lezbiyenlik; aynı zamanda "sapphism" veya "kadın homoseksüelliği", bir kadının/dişinin başka bir kadına/dişiye yoğun duygusal ve genellikle erotik çekim kalitesi veya durumu olarak tarif edilmektedir.[6]

Gelenekteki tabir ile Lutilik, Kur’an’da fahşa/sevicilik Erkeklerin erkeklerle, Kadınların kadınlarla cinsel birliktelik kurma eylemidir. (Bkz: Araf 7/80-84)

TMK 40.madde de geçen “cinsiyet değiştirme izni” aslen cinsel organı tahrip etme hakkının konunun uzmanlarınca uygulanmasına dayalı bir izindir ve keyfiyeti engelleme amaçlı hukuki bir prosedürdür.

Bir kişinin kız ya da erkek olması Allah’ın tercihinde olan bir şeydir. "O, tercih ettiğini yaratır. Kız vermeyi tercih ettiğine kız, erkek vermeyi tercih ettiğine de erkek çocuk verir. "(Şura 42/49)

Dünyadaki herhangi bir ülke veya kanun size hukuki anlamda tanımlamalar/kolaylıklar getirir fakat Allah katındaki tanımınızdan yâda sorumluluğunuzdan kurtaramaz.

Tıbbi operasyonlar da benzeş organımsı bir uzvunuzun olmasını sağlar ama sizi anne karnındaki kimliğinizden başka bir kimliğe büründüremez.

"Eşleri; erkeği ve dişiyi yaratmıştır. Ölçüsü konduğu sırada döllenmiş yumurtadan (yaratmıştır)." (Necm 53/44-45-46)

"İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor? O, özellikleri belirlenen meniden, döllenmiş yumurtaya dönüşmedi mi? Sonra rahme asılı hale geldi, arkasından Allah ona şekil verip organlarını tamamladı. O meniden, erkeği ile dişisi ile bütün çiftleri oluşturdu. Bunları yapan, ölüleri diriltmenin ölçüsünü koyamaz mı?" (Kıyamet 75/36-37-38-39-40)

Allah insanı namaz, oruç, zekat, hac gibi ibadetlerin yanı sıra yarattığı cinsiyetin özellikleri ile de sorumlu tutmuştur.

Örneğin; Nur Suresi 24/30-31’inci ayetler erkek ve kadının örtünme ve karşı cinse olan nikâhsız yakınlaşmalarının sınırlarını belirleyen kanunları içerir.

Buna göre:

1-      Bülent Ersoy’un ameliyat geçirmesi kendisinin kadınlarla aynı ortamda olmasına olanak sağlamayacağı gibi, kadınların kendisine olan mahremiyetini düşürmez.

2-      Rüzgâr Erkoçların yaptığı ameliyat; Allah katında kapatması gereken ziynetlerini açığa vurmasına izin vermez ya da kendi hemcinsine ister resmi nikâhlı ister gayri resmi yakınlaşması olsun; Kur’an’i tabirle Lutilik/seviliclik yapmasını meşrulaştırmaz.

Bu iki bireyin üzerlerindeki perdeleri kaldırırsak onları şu şekilde görürüz:

Bülent Ersoy: Cinsel organını ameliyat ile aldırmış kadın kıyafetleri ile gezen ve kadınsı hareketleri olan bir erkektir.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, selfie ve yakın çekim

Rüzgar Erkoçlar: Erkek kıyafetleri ile gezen yüz kılları artsın diye takviye ilaç alan vücuduna erkek organı benzeri organ diktiren bir kadındır.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar

Aslında bu kişileri; "Body İntegrity İdentity Disorder" (beden bütünlüğü kimlik bozukluğu) yani "vücuttaki herhangi bir organı beğenmeme ve ondan kurtulma arzusunda olan kişiler" sınıfına da sokabiliriz![7]

Zira onlar Allah’ın kendilerinde oluşturduğu yapıyı beğenmeyip; illegal tahrifat yapmış ve şeytanlarının peşine takılmışlardır. Allah şöyle buyuruyor: "(Şeytan) Onları yoldan çıkaracağım. Onları beklentiler içine sokacağım. Onlara emredeceğim, en’âm’ın kulaklarını yaracaklar[1*]. Onlara emredeceğim, Allah'ın yarattığını (dinini) kesinlikle değiştirecekler.” Bakın! Sizden kim o şeytanı, Allah ile arasına giren bir dost (veli) sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur." (Nisa 4/119)

Fakat bu kişiler ne yaparlarsa yapsınlar; mahşerdeki sorumluluklarından ve yeniden yaratılışta eski hallerine dönmekten kurtulamayacaklardır. Yine bu hususta Allah şöyle buyurur: "İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza, ilk yarattığımız gibi geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız."(Kehf 18/48)

İsimlerini açıktan zikretmem ve onları afişe etmemin nedeni yaptıkları illegaliteyi gösteriş içinde yapmaları ve topluma yaymaları sebebiyledir. Bir günah nerede ve hangi ortamda işleniyorsa bu günahı işleyen kişi, yaptığının itirafını aynı denklikte bir ortamda yapmalıdır. Bizim yaptığımız tenkit de aynı ortam ve denkliği taşımalıdır.

Umarım bu kişilerde yaptıkları hatalardan döner ve Allah’ın belirlediği eceli müsemma kendilerine ulaşmadan önce tevbe ederler.

Zira yapılan günahın denkliğindeki tevbeyi Allah Teala şöyle açıklamıştır:"Tevbe eden (hatasından tam olarak dönen), kendini düzelten ve gizlediklerini açıklayanlar başka; onların tevbesini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden ve iyiliği bol olan Benim." (Bakara,2/160)

Selam ve dua ile…

 

Nizamettin Baraçkılıç

 

___________________________________________

[1] https://www.britannica.com/topic/amputation

[2] http://t24.com.tr/haber/armagan-uzun-bulent-ersoyla-caresizlikten-evlendim,111917

[3] https://www.haberler.com/bulent-ersoy-un-ilk-esi-cem-adler-simdi-nerede-8270973-haberi/

[4] Örnek video link: https://www.youtube.com/watch?v=mciBN6ksguo

[5] http://www.hurriyet.com.tr/ruzgar-erkoclar-ve-tugba-beyazoglu-dugun-tarihi-verdi-ne-zaman-evleniyorlar-1762017-40518711

[6] https://www.britannica.com/topic/lesbianism

[7] http://www.biid.org/




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.