YAKINDA SIRA KİMDE?

Ejder Aşit
7.11.2016

Nereye doğru gidiyoruz? Despot, teokratik ve militar bir düzenin ayak sesleri mi geliyor? 15 Temmuz darbe girişimi sonrası taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. İçte ve dışta yaşanan gelişmeler devletlerin siyasi politikalarını günlük olarak değiştirmesine neden oluyor, rakip devletlerin iç sorunlarıyla uğraşıp dışta güçsüz kalınması için paralel örgütlerle işbirliğine gidiliyor, yardım ve kınama demeçleri özenle hazırlanıyor, ateş eli yakmadan maşa ile özenle tutuluyor.

FETÖ başının siyasi müttefikimiz(!) ABD'de olmaması, PKK yöneticilerinin sınır komşularımız İran ve Irak hattında sürekli yer değiştirip barınması iddiamızın basit örnekleri olarak kabul edebiliriz. Türkiye adına yapılan girişimlere makul ve müspet cevaplar yerine aklın dinamikleriyle alay edercesine üç maymunu oynayarak verilen cevaplar tarihteki 'Cem Sultan' vakıasını hatırlatıyor. Fakat gözardı ettikleri bir durum var: Artık kimsenin bastonuyla yürümüyoruz. Cem Sultan gibi putumuz yok. Hedefte güçlü bir Türkiye, güçlü bir halk var.

FETÖ ve yan kuruluşlarından sonra PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ye de beklenen operasyon yapıldı. Cılkından çıkan parti milletvekilleri sırtını dayadıkları Avrupa devletlerinin gazıyla virajı alamadılar. Kaya sert ve çetin çıktı. Elbette her davanın bir bedeli vardır ama bedel, bedel bilir. Uhrevi ve dünyevi karşılığı olmadıktan sonra ver verebildiğin kadar bedel.

HDP operasyonunun zamanı tartışılabilir. 6-8 Ekim olaylarında sokak çağrısı yaparak Müslümanları hedefe koyup katlettiren aklı Kandilden menkul bu partinin zevatları pekâlâ o dönem yakalanıp yargılanabilirdi Tahrik o denli güçlüydü ki; mobilize edilmiş sempatizanlar dağdan inen bedevi militanların desteğiyle kurban eti dağıtan 17 yaşındaki gençleri, önce apartman dairesinin 3.katında aşağıya atıp sonra arabayla ezip yetmezmiş gibi üzerine benzin dökerek yakmışlardır. Caniliğin zirve yaptığı olayda, yargı şuan gösterdiği iradeyi maalesef gösterememiş "vekil kılıfındaki" bu bozuntuları "kin ve tahrik, hedef gösterme ve kasıtlı adam öldürmeye teşvik etmek" suçlarından yargılamamıştır. Zira hiç kimsenin kurt abasına bürünüp ötekileştirdiği kimselerin yaşam hakkını sınırlamaya, ortadan kaldırmaya hakkı olamaz. Dolayısıyla gözaltına alınacaktılarsa; o gün yapılmalıydı. Yerli yerinde olurdu. Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) arkasına sığınarak bunların bugün yapılması despotik bir görünüm vermekte, doğru adımların yanlış anlaşılmasına neden olmaktadır.

Mazlum ve mağdur edebiyatıyla Meclisten çekildiklerini belirten HDP parti sözcüsü eski Mazlum-Der Başkanı Ayhan Bilgen-Mazlum-Der’i PKK çizgisine çekip İslami çizgiden uzaklaştıran kişidir-salağa yatmazsa HDP’nin mecliste çalışma yapmadığını biliyordur herhalde. Dağ kadrosundaki militanların diğer şehirlere nakli, silah sevkiyatı, yardım, yataklık, legal yollardan illegal tehdit her türlü gayri meşru işlerden fırsat bulsalar meclis çalışmalarında bulunacaklardı.

Tabi bunları doğal karşılamak gerekir. Ki ben doğal karşılıyorum. Hiçbir siyasi yetkinlikleri olmayan ve HDP ile siyasi farkındalığa ulaşan bu sünepe tipler Kandil sayesinde bir mevkiye gelmiş, farkındalığa erişmişlerdir. İçlerinden kimisi bunu dava bilinciyle yapan varsa da; minnet borcu taşımayan da az değil.

Bundan sonra ne olabilir. İç politika’da dengelerin değişeceğini sanmıyorum. Çünkü şuan halk, cemaat ve örgütlere desteğini 15 Temmuz darbe girişimine karşı verdikleri tepkiye göre değerlendiriyor. Dolayısıyla HDP’nin duruşu da ortada. HDP Belediyelerinin belediyecilik dışında gayri ahlaki ve kandil direktifli her türlü faaliyeti yapması halkın gözünden kaçmıyor. Belediyelerine kayyum atanması ve milletvekillerinin cezaevine atılıp yargılanmasına da ses çıkarmayacaktır. Bu arada Kandil sansasyonel eylemler yapabilir, Avrupa’daki müttefikleri aracılığıyla siyasi baskı kurabilir ama değişen bir durum olmayacaktır.

Şayet devlet seçimlerde sandık güvenliği sağlayabilseydi; HDP, ne bu kadar belediye ne de bu kadar milletvekili çıkarabilirdi.

Hep birlikte siyasi süreci bekleyip göreceğiz. Kimsenin ahı kimsede kalmaz. Yalçın dağların üzerinde yol geçer. Dev aynasında kendisi ulaşılmaz görenler büyük bir aldanmanın içindedirler, yakında sıra kimde olacak, herkes biliyor. Malumun ilanına gerek yok.

Ejder Aşit 




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.