YAŞARKEN ŞEHİD OLMAK

Orhan Arslan
16.8.2016

ŞEHİD

Şehid; Allah’ın güzel isimlerinden biridir (Esmai Hüsna), her şeye şahid olan, tanık demektir.

Günümüzde kavramlar, maalesef Kur’an’ın yüklediği anlamla kullanılmıyor. Mesele “cihad” kavramının, “savaş” anlamında kullandığı gibi. Hâlbuki cihad, insanla, insanın gerçek mutluğu olan İslam arasındaki engelleri kaldırma hareketidir. Cihad, insanlara Vahyin ulaştırılması çabasıdır.

Şehid kavramı da böyle.

Kur’an’a göre “şehid” kavramı, bir ölüm şekli olarak değil, bir hayat tarzıdır.

Şahid olmak için huzurda bulunmak gerekir, şehid; orada ve o anda hazır ve nazır olandır.

TANIKLIK GEREKLİDİR

Bir hesap günü varsa (Mahkeme-i Kübra), tanıklık şarttır. Allah’ın varlığının olmazsa olmaz şartı şahitliktir; Allah her olaya ve her duruma mutlak tanıktır.

Mahkeme-i Kübra’nın hâkimi Allah, sanıkları kullar, tanıkları ise hem Allah, hem melekler, hem de bütün tabiattır.

ŞAHİTLİK HUZUR VE MUTLULUKTUR

Rahmeti, şefkati, merhameti sonsuz olan Allah tarafından sürekli gözetip kollanmak insana huzur verir.

İnsan bazen yanlış anlaşılır, kimseye anlatamayacağı dertler yakar içini, kendisini anlatamaz, bilinmemek onu kahreder. Çözüm için der ki; “Allah biliyor ya, Allah şahit ya bu bana yeter.”

ŞEHİD OLAN ALLAH EN BÜYÜK ŞAHİTTİR

“Ey Resul onlara de ki; benimle sizin aranızda Allah şahittir (Enam 6/19)”

Kur’an’da Allah tarafından üzerine yemin edilenlerin hepsi şahittir; güneş, yıldızlar, ay, asır, gece gündüz sabah, kuşluk, denizler, dağlar vb.

Şahit olan her şey dile gelecek ve Allah’a konuşacaktır.

Öyleyse, cansız varlıklar hafızasız değildir, onlara cansız muamelesi yapmayın.

Var olmak şahit olmaktır, yaşamak şahit olmaktır. Allah zaten şahittir.

ALLAH’IN ŞAHİT OLMASI YETMEZ Mİ?

Allah uzakta ve ulaşılmaz değildir. Çünkü O, insana şah damarından daha yakındır. Araya şahit olarak daha mülayim birisini koymayın; Mehdi, Mesih, Şeyh, Hoca, Put, Gavs, Kutup, Seyyid, Cübbeli vb.

Allahtan daha çok merhametli ve sevgili kim olabilir?

PEYGAMBER DE ŞAHİTTİR

Peygamberin şahitliği, örnek ve model olma misyonudur.

“Ey Resul! Biz seni şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik (Ahzab 33/45)”

Mahşerde Peygamber de,görevini yapıp yapmadığından hesaba çekilecektir. “Kendilerine peygamber gönderilenleri de, gönderilen peygamberleri de sorguya çekeceğiz (Araf 7/6)”

Onun için Veda Haccında Efendimiz “Tebliğ ettim mi” diye sormuş, “Evet” cevabını alınca da üç defa “ŞAHİD OL YA RAB”demiştir

ŞAHİD OLMAK ÖRNEK VE MODEL OLMAKTIR

Peygamber örnek modeldir (Usve Hasene). Bu aynı zamanda şehid olmaktır.

Kuran, örnek ve model bir hayat yaşamaya şehid olmak diyor.

Şehid olmak, sadece peygamberin görevi değil, ümmet de insanlığa rol model olmalıdır

Şehid olmak örnek olmaktır. Şehid olmak hayatını imanına şahid kılmaktır

ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERİ ÖLÜ SANMAYIN, ONLAR DİRİDİR (BAKARA 2/154)

“Allah yolunda öldürülenler” için geçen pek çok ayette Kur’an, şehid kelimesini hiç kullanmaz.

Kuran onlara “Allah yolunda öldürülenler” der, şehid demez: Hicret edenler, yurtlarından çıkartılanlar, savaşanlar Allah yolundadırlar.

VATAN-DİN-İMAN SAVUNMASINDA ÖLENLER ÖLMEMİŞLERDİR, ÇÜNKÜ DİRİDİRLER

Onlar hayatlarını imanlarına, canları pahasına şahit kılmışlardır. İnsanlığa rol model olmuşlardır. Onlar Allah yolunda yaşamışlardır ki, Allah yolunda ölmüşlerdir. Bundan daha büyük bedel olabilir mi?

“Bakınız! Vatan böyle savunulur” demişlerdir.

Bu dünyada isimleri hiç unutulmayacak, ahirette zaten gıpta edilecek makamda olacaklardır.

Onlar, kendilerine hiç ölüm gelmeyenlerdir. Ne mutlu!

Ancak daha sonra bu kapsam keyfi olarak genişletildi: Hastalıktan ve hummadan ölenler, boğularak ve yanarak ölenler, gurbette ölenler, yılan vb sokması, doğumda ölenler, üzerine taş düşüp ölenler vb. Daha sonra devrim şehidi, sendika şehidi vb.

Şehidlik kavramı anlamından şaştı.

YAŞARKEN DE ŞEHİD OLUNUR

Vahiyde, şehid olmak ile ölmek arasında zorunlu bir bağlantı yoktur.

Tam tersi, şehid olmak ile yaşamak arasında zorunlu bir bağlantı vardır

Kişi hangi yolda yaşarsa o yolda ölür. Allah yolunda yaşayan Allah yolunda ölür. İsterse ölüm onları sıcak yataklarında yakalasın.

Peygamberimiz Hz Muhammed, Allah şahiddir ki, şehiddir (Bakara 2/143, Hacc 22/78) ve Efendimiz yatağında ölmüştür.

Allah Resulünün şehidliğinin iki önemli özelliği vardır:

  1. Hayatını imanına şahit kılmıştır
  2. Müminlere örnek ve model olmuştur

Onu şehid kılan, ölmesi değil, Allah yolunda olmasıdır.

Kişi ölmeden de şehid olur.

Tekrar edelim mi? Ancak hayatını imanına şahid yapıp, örnek bir model olarak yaşayan kimse, şehid olarak ölür.

Şehidlik, istenmekten çok yaşanılır. Çünkü şehidlik, gerçek mânâda vahyin yaşama indirildiği hayat sürmenin adıdır.

Uğrunda ölünen yol Allah yolu, ölen kişi Müslüman, ölenin niyeti de Allah’ınrızasını kazanmak olmadıkça; nasıl ölürse ölsün o şehid olunamaz.

Bir başka ifadeyle şehadetin mutlaka kan ile sonuçlanmasının gerekmez; şehid, yatağındada ölebilir. Önemli olan kişinin şehid gibi yaşamasıdır. 

İnsanın ölüm şeklinden daha fazla, yaşayış şekli önemlidir. Zaten nasıl yaşarsak öyle öleceğiz ve o şekilde haşrolacağız.

Selâm olsun, kendilerine ölü denilmesi yasak olanlara. Selam olsun ölmeyenlere. Çünkü onlar hem bu dünyada, hem de öbür dünyada diridirler.

Rabbimiz! Hayatımız imanımıza şahit kıl.

Rabbimiz! Bizi Peygambere varis yapıp, O’nun gibi rol model eyle.

Rabbimiz! Bu müstesna, mükemmel “ŞEHİD” esmanın bizde de tecelli etmesini istiyoruz. Gerçekten istiyoruz. Bizi iki dünyada da şehid eyle.

Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz Allah’ım.

Orhan Arslan

 

 




YAZARIN DİĞER YAZILARI
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.